17 Aralık 2017 Pazar

USK Istanbul Balat Buluşması (USK Istanbul Balat Sketchwalk)



Bu hafta çizer arkadaşlarımla onuncu (Evet! yanlış duymadınız onuncu dedim) eskiz buluşmamızı yaptık. Bu buluşmada da aramızda yeni arkadaşlar vardı. Her buluşmada bir yandan yeni insanlarla tanışmak, bir yandan da eski çizer arkadaşlarla yeniden buluşup, bir arada çizebilmek güzel bir duygu. Çizmiş olduğum resimleri henüz tarayamadığım için ekleyemedim, bir sonraki yazıda paylaşmayı planlıyorum ve şimdilik sizi bu haftaki maceramızı anlatan fotoğraflarla başbaşa bırakıp, kaçıyorum.

Not: Bu hafta daha önce İkizkayazade Ali Necib Efendi ile düşünüp taşınıp projesini çizmiş olduğumuz bu şövaleyi tedavüle sokma fırsatım oldu. Kendisinden pek memnun kaldım, en yakın zamanda detaylı bir yazı eşliğinde sizlere de bu projenin sunumunu yapmayı planlıyorum.


















12 Aralık 2017 Salı

#BestNine2017


      Siz de bu sene en çok hangi çizimlerinizin beğeni topladığını merak ediyorsanız hemen buraya tıklayın. İşte 2017'ye veda ederken, en çok beğeni toplayan dokuz resmim.

USK Istanbul Gülhane Eskiz Buluşması/USK Istanbul Gulhane Sketchwalk


     Bu hafta da yine küçük eskiz grubumuzla haftasonu buluştuk ve yine yollara düştük. Her ne kadar bu haftasonu herkesin yoğun bir programı olsa da, bu güzel havayı pas geçmek istemedik ve Gülhane'ye doğru süzüldük Eminönü sokaklarından. 


     Herşeyin başı sağlık sayın okuyucu, çizim yaparken insan uzun süreler boyunca yukarıdaki halde kalınca yeniden kalkışa geçmesi uzun sürebiliyor. Bu sebepten biraz çarpık bir halde devam etmek zorunda kaldım bu hafta.


     Birlite çizim yapmanın en güzel yanı öğrenmek ve öğretmek. Parça parça bildilkerimiz birleştirmek çizimlerimizi de güzelleştiriyor.



23 Kasım 2017 Perşembe

Dönüşmek Yahut Dönüşmemek


     İstanbul'da inşaat faaliyetleri herşeye rağmen hız kesmeden devam ediyor. Gerçi uzmanlar; inşaat balonunun patlama sinyalleri verdiğini söylemekteler ama zihinlerde bu beton sevdası olduktan sonra en olmadı çaya şeker niyetine çimento katar içeriz biz. Onlar balon patlayacak mı patlamayacak mı tartışadursunlar, ben size yeni inşaat maceramı anlatayım. Daha önce bir yazımda ofisin hemen arka tarafında bakmaya doyamadığım şımarık sarmaşıklardan bahsetmiştim sizlere(merak edenler için bkz.).         Bir Pazartesi günü ofisten dışarı bakarken bir de göreyim, o güzelim sarmaşıklar tarafından kaplanan tatlı gecekondunun yerinde yeller esiyor. Her ne kadar Kağıthane'de hırsızlık vakalarının az olmadığını bilsem de bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Meğersem bu zavallı gecekondu da kentsel dönüşümden nasibini almış, ona da"Olmaz, Dönüşeceksin!" demişler. Şaşkınlık içinde bakakaldım, hemen kavradım kalemi, sarıldım deftere. Hep güzellikleri çizmek olmaz, yerindeçizerler çirkinlikleri de kaydetmeli dedim ve çiziverdim resmi. Görüyorsun sayın okur, şehir hızla dönüşüyor. Bir gün yürüdüğün yolu ertesi gün tanıyamıyorsun, hal böyleyken durmadan çizmeli, en azından defterlerde yaşatmalı bu şehri.

20 Kasım 2017 Pazartesi

Çizim Malzemeleri Üzerine

     Çizer arkadaşlarla son zamanlarda en çok konuştuğumuz konu hep kullandığımız malzemelerin fiyatlarındaki artış oluyor. İthal edilen ürünlerin fiyatlarında son iki-üç senedir inanılmaz bir artış var ve bu durum ister istemez insanı daha ekonomik davranmaya itiyor. 
     Diğer bir yandan; sabah akşam çizim bloglarında bazı çizerlerin anlatmaya doyamadığı, öve öve bitiremediği markalar var. Çamur kıvamında sulu boyalarla iyi işler çıkarmanın imkansız olduğunun farkındayım, fakat profesyonel düzeydeki bir boyanın 5 ml'lik bir tüpüne 150 TL saymanın da yaptığım resimleri profesyonellik düzeyine çıkarmayacağının farkındayım. Pahalı ürünleri sabah akşam kutsamaktansa, asıl yapılması gerekenin, çizim yapmanın önemini insanlara anlatmak olduğunu düşünüyorum. İnsanların ellerinde kağıt ve kalem yahut kum ve çomak artık çizmeye yarayacak ne varsa oturup kendilerini ifade etmelerini sağlamak olmalı amaç.
     Her neyse, biz asıl konumuza gelelim. Bu arayışlar içinde, uzun zamandır denemek istediğim bir set vardı. Fakat bu sete dair farklı bloglarda okuduklarım arasında en ufak bir tutarlılık söz konusu bile değildi. Kimisi boyayı tamamen yerin dibine batırıyorken, kimisi de bu fiyata alabileceğiniz en iyi set olduğunu söylüyordu. Denemekten ne çıkar dedim ve yukarıda paylaşmış olduğum ilk resmim düşündüğümden de güzel oldu. Henüz deneme aşamasında olmama rağmen, diğer setlerin yarı fiyatına bu kadar iyi bir sonuç almak şaşırtıcı oldu. İnsanların tüketmeyi kendilerine görev addettiği şu günlerde yapılması gereken, başkalarının sözlerine takılmadan özgürce çizip üretmek olmalı. Bu yüzden kimsenin sözlerine takılmayın, iyi-kötü, güzel-çirkin hiç fark etmez, sizi ne mutlu ediyorsa çizin üretin.

5 Kasım 2017 Pazar

La Gare De Sirkeci Sketchwalk


     Sosyal medayın en güzel yanı sizinle aynı hobiyi paylaşan insanlara daha hızlı ulaşabilmek. Bu sayede USK İstanbul olarak sayımız da günden güne artıyor. Bu hafta da yine eskiz buluşmamızda aramızda katılan yeni çizerler vardı. Buluşma günü havanın durumu çizim yapmak için fazla ıslak olsa da buluşmayı iptal etmedik ve tası tarağı toplayıp Sirkeci Garı'na gittik. Yağmurdan korkmak şöyle dursun, yağmurdan istifade eden çizerlerimiz bile oldu. Gördüğünüz üzere çizerlerimizden biri sulu fırçasını yağmur damlalarıyla doldurmaya çalışıyor. 

     The best part of social media is the possibility of reaching people who share the same hobby as you. In this respect, as USK Istanbul, our count is increasing day by day. This week we also had new sketchers that joined us for our sketch walk again. On the day of the meeting, although the weather was too wet for drawing, we did not cancel the meeting and went to the Sirkeci Station. Instead of escaping from rain, our sketchers use raindrops to fill their water brushes. 


     Sirkeci Garı'ndaki çizim maceramız aralıklarla devam etti, yağışlı olduğu durumda içeri kaçıp, durunca kaldığımız yerden devam ettik. Bu noktadaki işlerimizi tamamlar tamamlamaz yeniden yollara düştük. 

    Our drawing adventure at the Sirkeci Station continued with intervals, we escaped inside when it started to rain and continued after rain. Then we moved on to our next station.



Bu sefer Osman Hamdi Bey'in bizlere en güzel hediyesi olan Arkeoloji Müzesinin yolunu tuttuk. Her ne kadar halen daha restorasyon çalışmaları devam etse de çizilebilecek sahneler hala çok fazla.


29 Eylül 2017 Cuma

(Hısarustu Sketchwalk)Hisarüstü Eskiz Buluşması


     Bir urban sketcher olmanın şartlarından birisi de manifestomuzun altıncı maddesi gereği, çizer dostlarını desteklemek ve en önemlisi birlikte çizmek. Bizde yaklaşık iki aydır bunu yapmaya çalışıyoruz ve elimizden geldiğince düzenli bir biçimde devam ettiriyoruz. Geçtiğimiz hafta yine bir eskiz buluşması yaptık ve bu buluşmada yazdan kalan günleri değerlendirmek adına deniz kenarında çizim yapmaya karar verdik. Hisarüstünden yavaş yavaş sahile indik ve devamında sahilde birkaç resim çizdikten sonra Aşiyan Mezarlığına girmeye kadar verdik. Tanpınar'ı, tesadüfen karşımıza çıkan Curt Kosswig'i ziyaret ettikten sonra Rumeli Hisarı'na da girmeye karar verdik. Sonunda bitip tükenmek bilmeyen rampalarda sürünmek olsa da güzel bir gün oldu benim için. Uzun zamandır detaylarda kaybolma hastalığına tutulmuştum, bu buluşmalar sayesinde bu hastalıktan da yavaş yavaş kurtulmayı ümit ediyorum.

     According to our manifest, one of the conditions for being an urban sketcher is that, supporting each other and most importantly drawing together. We have been trying to do this for about two months and we want keep it regular. We had a sketch meet again last week and decided to make a drawing session at the seaside to evaluate the last days of summer in this sketchwalk. We slowly settled down on the coast and continued to draw a few pictures on the beach and then move on to  Aşiyan Cemetery. After visiting Tanpınar, Curt Kosswig and many others, we decided to enter Rumeli Hisari. Even though crawling on endless ramps of Hisarustu, it was very satisfying sketching day for me. I have been obsessed to drawing every details for a long time, and I hope to get rid of this disease gradually in this sessions.






26 Eylül 2017 Salı

Beşiktaş Deniz Müzesi Eskiz Buluşması (Besiktas Naval Museum Sketchwalk)



     İki hafta önce yapmış olduğumuz eskiz buluşmasında yer olarak Beşiktaş Deniz Müzesi'ni seçmiştik. Yarım kalmış resimleri tamamlaması, taranmasıydı derken ancak dün gece vakit bulabildim toparlamaya. Deniz müzesine en son eski binasınayken gitmiştim ve o zaman da ilgimi fazlasıyla çekmişti, yeni bina çok daha güzel olmuş. Bina genişleyince depoda bekleyen bu dev kadırga gibi eserleri de sergileme fırsatı doğmuş.Müzede geçirdiğim tüm vakti bu arkadaş tükettiği için müze içerisinden başka sahneleri sizlere aktaramayacağım. 


Sonrasında Karaköy'e doğru yürüdük, yol üstünde yıllardır çizmek isteyip bir türlü oturup çizemediğim Bezmialem Valide Sultan Camisini de çizme fırsatım buldum.Son durağımız Kılıç Ali Paşa Camii oldu. Yorgunluktan bitmiş tükenmiş bir halde kendimizi çimenlere attık ve tek elle zar zor defteri açtıktan sonra bir de burayı çizdik.




11 Eylül 2017 Pazartesi

Aniki Suluboya Paleti (Aniki Leather Watercolor Palette)


     Ali Abi ile tanışmamızın üzerinden üç seneye yakın bir zaman geçti. Bu zaman zarfında ben ondan kağıda, kaleme, mürekkebe ve boyaya dair çok şey öğrendim. Bu kadar bilgiyi kendim araştırmaya kalksam onlarca yılda toplayamazdım. Bizzat kağıt ve baskı malzemelerinin üretim tesislerinde öğrendiklerini, kendi testleri ve tecrübeleri sonucu edindiği bilgilerle harmanlayarak edindiği bilgileri sakınmadan paylaşan ender insanlardan. 
     Geçen günlerde J.M.W. Turner'ın paletinden bahsederken, aslında bu paletin daha güzel bir versiyonunu yapabileceğinden bahsetti. Tabi bu konuşmamızın üzerinden biraz vakit geçti. Derken yine bir Aniki Postası'ndan bu palet fırlayıverdi. Henüz sadece bir kaç defa kullanabilmeme rağmen hoşuma gitti. Bu güzel eseri heba etmemek için detaylı incelemesini iyice kullandıktan sonra yapacağım. Şimdi ben bu paletin tadını çıkartırken sizi Ali Abi'nin yazıları ve ürettiği birbirinden güzel ve kaliteli şeylerle bırakıyorum.


     It was almost three years since we met Ali İkizkaya. During this time, I learned lots of things from him about paper, pen, ink, and paint. I could't collect this much information in many decades if I had to research these things by only myself. His knowledge about stationary and art supplies depend on his experiences on different paper and ink facilities and own test that condurcted during the years.
     Last mounth,  we was talking about J.M.W. Turner's leather palette, than he suddenly mentioned that he could make a better version of this palette. Of course it took a while after our talk. Then this palette popped out from an Aniki Post. I have just received it and used just one day, so I don't want to waste this leather palette. After several sketching day, i will write more detailed review about that. Until that time, you can enjoy Ali İkizkaya's handmade stationary stuffs.



USK Istanbul III. Eskiz Buluşması(USK Istanbul III. Sketch Walk)

Dün USK İstanbul grubumuzun 3. eskiz buluşması vardı. Bu sefer durağımız Ayasofya Camisi ve sonrasında Topkapı Sarayı idi. Ben buluşmaya erken gitmeyi adet edindim. Yavaş çizdiğim için bir resim fazladan çizmiş oluyorum ve akşam çantamda fazladan bir resim daha olması beni mutlu ediyor. Ek olarak çalışma şartları insana hobilerine ayıracak zaman pek bırakmadığı için bu çizim buluşmalarında daha fazla çaba göstermeye gayret ediyorum.
     Today, our USK Istanbul group had the 3rd sketch walk. Our first stop was Hagia Sophia Mosque and then Topkapı Palace was next station. I was forced myself to go early to meeting because sometimes I drew one or two extra picture. I draw slowlier than my mates and it makes me happy that there is more picture in my bag in the evening.
 
     İlk resmimi Ayasofya önünde yaptım. Yerinde çizerlik olarak adlandırabileceğim ilk çalışmayı da 2010'da yine aynı yerde yapmıştım. Ayasofya'yı defalarca da çizsem herhalde sıkılmam, fakat bu seferde içinde çizim yapmaya müsait bir ortam yakalayamadık. Dışarıdan çizmekle yetindik. 
     I made my first USK picture in front of Hagia Sophia. I did the first work I could call urban sketching drawing in the same place in 2010 as well. Even I drew Hagia Sophia for several times, didn't get bored to draw it next time.


Sonrasında sarayın avlusuna geçtik. İlk çalışmamız Aya İrini kilisesi oldu. Sonrasında iç avluya doğru devam ettik. Bazı resimler gerçekten kötü de olsa en azından "Acaba çizebilir miyim?" korkusunu yenmek adına, yabancı olduğum sahneleri çizmeye uğraşıyorum. Müzeden çıkmadan bir de içerde mutfak bölümünden bir salonu çizmeye çalıştık. Bu sefer insancıkları da çizmeye uğraştım, İnsanlar sahneye yaşanmışlık ve gerçeklik katıyor. Bu sebepten çizimlerime daha fazla insan eklemek istiyorum
     Then we passed the palace courtyard. Our first study was the Hagia Irini church. Then we continued towards the inner courtyard. In these sketchwalks, best thing for me is to courage ourselves to draw the things or scenes that normally never try them to draw. Before we left the museum, we tried to draw one last picture in the kitchen area.