18 Eylül 2018 Salı

Usk Istanbul Miniaturk Eskiz Buluşması Çizimleri


     Maketten çizim daha önce hiç tecrübe etmediğim bir şeydi. Genelde önce çizer sonra maketini yapardım. Bu sefer işler tam tersine oldu. Bu ilginç tecrübeyi bana yaşatan Usk Istanbul ailesine teşekkür etmemek mümkün değil. Hatta çizerken içimden buraya birkaç defa daha gelmeliyiz düşüncesi geçti içimden. Gölgelik bulamayıp, sıcak ve neme maruz kalınca günü az sayıda çizimle kapatmak durumunda kaldım. Aceleyle yapılmış çizimler hoşunuza gider umarım.


13 Eylül 2018 Perşembe

Başarısız Bir Diorama Denemesi-2-3-4-......

     Yazmayı en sevdiğim bölümlerden birisi ile karşı karşıyasınız, bok ettiğim çalışmalardan bahsederken ayrı bir mutlu oluyorum. Ancak sanırım bu sefer başarmaya gerçekten çok yaklaştım. Son denemenin sonuçları bayağı tatmin edici oldu.

2 Eylül 2018 Pazar

Başarısız Bir Diorama Denemesi


Bir süredir denizde geçen bir sahneye ait bir diorama yapma isteğiyle yanıp tutuşuyordum. Bugün bu çalışmanın öncesinde deneme amaçlı yaptığım çalışmadan ve bu çalışmanın nasıl neticelendiğinden bahsetmek istiyorum. Daha sonraki çalışmalarda kendim de ne yaptığımı görmek için buraya bakacağım için konuyu üç bölümde ele alacağım; ilk kısımda maketten biraz basedip, ikinci kısımda diorama zemininden ve son olarak da epoksi reçineden ve sonuçtan bahsedip yazıyı bitireceğim.

31 Ağustos 2018 Cuma

Usk Istanbul Kadıköy Buluşması


     Sizce insan sadece şu fani dünyada adıyla dahi olsa ölümsüzlüğü bir parça tadabilmek, yahut zaman denen fırtınanın silip süpürdüğü şu diyarda küçük de olsa bir iz bırakabilmek için mi kaleme, kağıda sarılıyor? Mağarada bile olsa eline fırça alan duvara bir şeyler karalıyor, yahut tuvale, tapınak duvarlarına, kayalara düşüncelerini, hayatını işliyor. Yahut asıl mesele kontrol edemediği zamanın gerçekliğini yeniden yaratma, sanal da olsa zamanın bir bölümünü, yahut sadece belli bir anını yeniden kurma çabası mı? Düşünsenize tüm bu tablolar, romanlar, filmler, heykeller acaba bizim tanrıcılık oyunumuzun bir parçası olabilir mi? 
     Bazen resim yaparken böyle hissediyorum, zamanın o bölümünü, en azından kendi gerçekliğimin bir bölümünü sonsuza kadar defterin sayfalarında tekrar tekrar yaşanması için kuruyormuşum gibi geliyor. Sanırım uzun zamandır cevabını aradığım neden çiziyorum sorusunun cevabı da burada saklı benim için. Ancak bu yazdığım, çizdiğim ve ürettiğim her şey için geçerli. Peki bu kadar gevezelik ne için?  Elbette bunun da bir sebebi var sayın okuyucu, ancak bu da bir başka yazının konusu, şimdilik sizi Urban Sketchers Istanbul'un birbirinden değerli çizerleri ile yaptığımız son çizim buluşmasında yapmış olduğu çizimlerle başbaşa bırakıp, bendeniz yine mağaramda tefekküre dalıyorum.


23 Ağustos 2018 Perşembe

“En derinlerimizde yatan ölülerin mezar taşları yoktur.”


          "Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan bitten şeyde, her canlı işte, her su götürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden? Beyaz balina benim dört bir yanımı saran o zindan duvarıdır işte. Bunun ötesinde hiçbir şey yok sandığım da oluyor zaman zaman. Ama ne olursa olsun, eziyor beni bu balina, kemiriyor içimi. İnsanı küçük düşüren bir güç görüyorum onda. İşte bu anlaşılmaz şeyden nefret ediyorum asıl. Beyaz balina ister kötülüğün bir aracı olsun, ister kötülüğün ta kendisi, ondan alacağım öcümü. Küfürden, dinsizlikten söz etme bana, evlat. beni güneş küçük düşürse, güneşi vururum. Güneş bana düşmanlık ederse, ben de düşman olurum ona: oyunun kuralıdır bu yarışmadan doğuyor her şey. Ama ben bu oyunun kölesi değilim oğlum. Kimdir benden üstün olan? Gerçeğin sınırları yok. "
(Moby Dick, sf.223,Yapı Kredi Yayınları)

Herman Melville bu satırları 1850'li yıllarda yazdığında ne su altı yüksek frekanslı sesleri duyabilecek aygıtlar, ne de su altında gözlem yapmaya izin verecek kameralar vardı. Kelime kelime kitabına kaşalotları işleyen bu adam şu dört dakikalık videoyu görebilmek için neler vermezdi. 

Bu video ve daha fazlası için Bkz. NautilusLive

21 Ağustos 2018 Salı

Das Boot 1981


      Uzun ve sıkıcı girişlerimden bana da artık gına geldiği için direkt konuya giriyorum. Konumuz Das Boot filmi. Film gelmiş geçmiş en güzel 2. Cihan Harbi filmi olabilir, filmi izledikten sonra bir süre daha yukarı doğru bakıp sonar seslerini duymaya çalışıp, fısıltıyla konuştuğuma şahit oldum. 
Das Boot filmi Type VII sınıfına dahil olan, Kriegsmarine'nin en dayanıklı ve manevra kabiliyeti yüksek denizaltılarından birinin hikayesini anlatıyor. (U-boot'lar hakkında daha fazla bilgi için www.uboat.net ve www.denizaltici.com

16 Ağustos 2018 Perşembe

Mumya Büstü Denemesi - 1



     Antik Mısır'ın etkilemediği çocuk yoktur sanırım. Hele bir de bizim gibi ansiklopediler arasında geçen bir çocukluğunuz olduysa mumyalar, sfenksler, piramitler, çölün kumları zaten çoktan zihnin belli köşelerini işgal etmiştir. Hal böyle olunca eşşek kadar adam olsa dahi birey ruhunun bir bölümü, zamanın bilinmeyen bir kesiminde halen daha Howard Carter ile birlikte krallar vadisinde kazı yapmaya devam eder halde oluyor. Uzun zamandır zihnimin o taraflarından esen rüzgarlar inceden inceye bir mumya büstü yapmam gerektiğini kulaklarıma fısıldıyordu. Uzun zaman bu seslere kulak tıkasam da sonunda pes ettim ve bir tane yapmaya karar verdim. Denemekten ne çıkar?

14 Ağustos 2018 Salı

HvKK Müzesi Eskiz Buluşması


     Gündem insanı her daim tükenmişlik sendromunda tutmayı başarıyor. "Ben artık takip etmiyorum" deseniz bile kapının anahtar deliğinden, bacadan içeriye giriyor. Kaldı ki son zamanlarda yaşadığımız gelişmeler çok da öyle uzak kalması mümkün olmayan, cebimizde koskoca bir karadelik oluşmasına sebebiyet veren şeyler. Hal böyleyken insan nefes alacak bir pencere arıyor. Bu pencere benim için çizim yapmak, bir şeyleri kayıt altına almak. Bu hafta hem eskiz buluşması, hem de uçaklar vardı. Çizim yapmak da, uçaklar da kendimi bildim bileli peşinde koşturduğum iki şey. Böyle bir haftanın yükünü ancak onlar alabilirdi. Henüz bir şeyler çizecek kadar uyanamamış olsam da bu resmi bitirdim. 
     Umarım bir gün bize yıllarca hizmet etmiş olan bu uçan devleri emeklilik günlerini geçirecekleri daha özenli, kapalı bir müzeye kavuştururuz. Ota boka harcanan, çarçur edilen paranın belki de milyonda biri ile buraya dünyanın ağzını açık bırakacak bir müze yapabilirdik. 



13 Ağustos 2018 Pazartesi

Çizim Malzemelerinin Yenilenen Fiyatları Üzerine



     Çocukluğunu benimle aynı dönemde geçirmiş kişiler mutlaka şu yukarıdaki resimde yer alan azgın yaratığa aşinadır. O zamanlar bu canavar gazete sayfalarını ve ekranları sürekli işgal eder ve vatandaşa nefes aldırmazdı. Geçtiğimiz yıllarda yurtdışı piyasalardaki rahatlamanın neticesi iyiden iyiye unuttuğumuz, hatta öldü sandığımız canavar birbiri ardına yapılan hatalar neticesinde kış uykusundan artık uyandı. Son derece aç ve öfkeli. Ekonomi konusunda okumuşluğu olan biri değilim ama ekonomik açıdan sorunumuz olduğunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Aldığım maaşı son üç ayın dolar kuruna göre ayrı ayrı hesapladığımda, son durumda %50'ye yakın erimeyi görmek benim için yeterli. Artık korka korka baktığımız e-alışveriş sitelerinden çok çok küçük bir derleme yaptım fiyat değişimlerinin düzeyini anlamak için. Son üç yılda tekrarlı olarak almış olduğum bazı kırtasiye malzemelerinin(posta kutumda faturası hala durmakta olanlar) zamana göre fiyatları. Aradaki farkı görünce bakalım sizin tepkiniz nasıl olacak?




Schmincke Akademie 
Aquarell Suluboya 1/2Tablet 12 Renk

20.07.2015                  77,78 TL
18.04.2016                  97,46 TL
12.08.2018                169,00 TL

Schmincke Akademie 
Aquarell Suluboya 1/2 Tablet 

07.06.2015                  8,33 TL
12.04.2018                 14,76 TL
12.08.2018                 17,54 TL

Fabriano Venezia Sketchbook 15x23
28.03.2018                 57,50 TL
12.08.2018                 76,04 TL






6 Ağustos 2018 Pazartesi

#USKISTCHALLENGE



     Geçtiğimiz günlerde Usk Istanbul #uskistchallenge adıyla bir etkinlik düzenledi ve bu etkinlikte evinizin, ofisinizin penceresinden, yahut balkonundan gördüğümüz sahneyi çizmemiz gerekiyordu. İnsanlara direkt gözlem yoluyla resim çizmeye bir adım daha yaklaştırmak için başlattığımız bu çalışmaya öncelikle kendi balkonumuzdan başladık ve işte karşınızda benim balkonumdan bir resim.