24 Haziran 2017 Cumartesi

Kompozisyon Gridi Yapımı (DIY Composition Grid)


     Sonunda kabullendim, elimin ayarı gerçekten yok. Daha fazla gurur yapıp kendimi kandırmanın ne bana, ne de başkasına yararı var. Bu sebepten artık yapılması gerekeni yapmaya karar verdim. Elime 5 mm'lik en kalınında iki parça mukavva, biraz tutkal ve dört adet lastik alıp, başladım çalışmaya. Tam bu noktada, bu malzemelerin ne işime yarayacağını sorabilirsiniz. Hemen anlatayım, çizim yaparken eğer sizde benim gibi çizim objenizi sayfaya kompozisyon kuralları çerçevesinde oturtmakta zorlanıyorsanız, bu malzemeler sizin de ilacınız olacaktır. Ben bunlardan bir kompozisyon gridi yapmayı planlıyorum. 


     Aslında bu gridler perspektifin keşfinden önce de ressamlar tarafından yoğun olarak kullanılıyormuş. Burada ben kompozisyon açısından en uygun görülen, üçlerin kuralı denen bölümlendirmeyi kullandım. Uğraşmayı sevenler için farklı farklı bölümlendirme şekilleri mevcut.  Çizimle de anlatmaya çalıştım aşamaları. Şimdilik sadece bu kadar yazıyorum, kullandıkça daha da detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.


     Finally, I accepted that my hands are unadjusted for drawing. No need for me to fool myself about that. At this point, noticed that insisting about that won't be good for me so that I decided to do what I must do. Then grab some cardboard, elastic bands and glue to make this composition grid. This tool was used by many old painters before someone discovered the rules of perspective. Now we can use that for adjusting our pages with composition rules. Here a little drawing about how I did this tool.

14 Haziran 2017 Çarşamba

Tren Beklerken (Waiting For The Train)


     İzmir çizmek istediğim birçok yapıya ev sahipliği yapan şehirlerimizden bir diğeri, öteki ise Edirne, ikisinde de çizim yapmak için yeterli zaman hiç bulamadım. İki şehre de farklı amaçlarla gittiğim her seferinde, sadece karalama düzeyinde birşeyler yapma fırsatım oluyor hep. Burası Basmane civarında bulunan tarihi binalardan birisi. Küçükken birileri evimiz Basmane'ye çok yakın, yahut dibinde gibi cümleler kurduğunda hep onları bu binalarda yaşıyorlarmış sanırdım. Eski bir dostu görünce çizmeden edemedim.

     İzmir one of the city that hosting many interesting building to draw for me, other one is Edirne, but i couldn't have enough time for drawing in these cities. This time was also same, before passing to Manisa, i want to use railway and when i waiting for my train, sketched this building.  

11 Haziran 2017 Pazar

Hafta Sonu Çizimleri (Weekend Sketches)


     Çizmekte en çok zorlandığım objeler genellikle, silindirik, elipsoidal yahut küreye yakın olanlar. Halen daha bu objeleri çizme konusunda kayda değer bir mesafe kat etmiş değilim. Bu sebepten çok sevmeme rağmen hala uçakları istediğim gibi çizememekten yana şikayetçiyim. Bu resimleri pek paylaşmaya gönlüm olmasada kendi gelişimimi gözlemlemek adına, burada bulunmasının güzel olacağına inanıyorum.


     The objects that most challenging ones for me to draw are generally cylindrical, ellipsoidal or nearly spherical ones. I still haven't been able to increase my abilities to draw such kind of these objects yet. Although I like them so much, I still got trouble because I couldn't draw those beautiful aircrafts as I want to. The reason why I want to share these terrible pictures in here is to see my evolution by the time.



29 Mayıs 2017 Pazartesi

Fener Maraşlı Rum İlköğretim Okulu/ Fener Roman Marasli Primary School


     Urban sketching diye birşeyin adını bilmezden çok evvel çizim yapmaya staj yaparken başlamıştım. Tarihi binaların 3 boyutlu olarak modellenmesiyle alakalı bir iş yapıyorduk o zaman. Arazide toplanan verilerin, ofiste değerlendirilmesi esnasında yardımcı olması için taslaklar, krokiler tutuyorduk. Sonra birkaç defa bu işten bağımsız olarak çizime çıktım, sonrasında insanların tavırları biraz hevesimi kırdı, devam ettiremedim iki üç sene öncesine kadar. Sonrasında alıştım ve cebimde bir parça kağıt olmadan sokağa adım atamaz hale geldim. Bir yandan iyi de oldu, çizdiğim binaları yavaş yavaş yıkıyorlar. 

     Before I heard something about urban sketching, I started to draw when I was an intern. The project was about to 3D modeling of historical buildings. When we're working on it, we drew some croquis and sketches to make our office work easier. Then I tried to drew independently from this work, but later I got frustrated because of drawing in the society and gave up. Then I met urban sketchers and now it's impossible for me to go outside without a piece of paper and a pen. 

19 Mayıs 2017 Cuma

Cüretkar Sarmaşıklar/Daring Climbers


     Görüş alanımın içine giren bu kadarcık yeşillik bile benim için bu manzarayı güzel kılıyor. Bu duvarlardan, çatılardan neşeyle fışkıran sarmaşıkların çabasını takdir etmemek elde değil. Kök salacakları bir avuç toprak parçası bile olmamasına rağmen koca koca binaları sarmaya kalkışmalarını görmeden geçemezdim, bu yüzden boş olduğum ilk fırsatta oturduğum yerden, bu azimli arkadaşlara defterimdeki ilk sayfayı ayırdım. 

     Even this little greeneries enough for me to make this scene beautiful. It's not possible for me to ignore these happy climbers ambition.Without a handful soil to plant, they tend to cover up whole buildings, so that I couldn't resist their attraction and set the first page of my sketchbook for them.

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Sketching At The Field


     Arazi çalışmaları esnasında halim kalırsa, kenara oturup önümde ne varsa kağıda çiziktirmeyi seviyorum. Elbette bu tür resimleri tamamlamak her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu durumlarda da hızlı bir şekilde taslağı çizip, mürekkepleme işlemini eve bırakıyorum.  

     If i wasn't tired a lot during a field work and there is a little sketchbook in my pocket, generally, i sat on a stone and drew whatever i saw. Unfortunatelly, it's very hard for me to complete whole sketch in the 10-15 minutes field breaks. In these cases, I draw drafts quickly and leave the inking process home.

2 Mayıs 2017 Salı

Duyuru: Parker Zirvesi


     Bu haberi sizlere duyurmazsam kendimi suçlu hissederdim kuşkusuz. Ülkemizde bazen böyle güzel şeyleri de duyurmak insana nasip oluyor. 9 Mayıs 2017 akşamı memleketimizin sadece kalem üzerine uzmanlaşmış tek mağazası Barker's Pen Shop'ta Parker Türkiye bütün modellerinin yenilenen tasarımlarını tanıtacak ve katılımcılara özel hediyeler olacağı söyleniyor. Eğer katılmayı planlıyorsanız, mutlaka ve mutlaka aşağıdaki mail adreslerinden gerekli kişilere ulaşarak, gelecek olan kişi sayısını belirtin.

murekkepbaligidergisi@gmail.com



Balat'da Eski Bir Ev-II / An Old House In Balat-II


     Bu yaza kadar eski İstanbul evleri denilince aklıma koca koca bahçeler içinde ahşap konaklar gelirdi. Ne yazık ki, severek okuduğum mimari tarihine eğilen insanların kitaplarında da eski İstanbul evleri konusu hemen hemen bu minvaldeydi. Oysa bu yaz Uğur Tanyeli'nin kitaplarında karşıma bambaşka bir gerçek çıktı, bunun küçük bir bölümünü size aynen kendi ağzından aktarıyorum:

Bulunabilen en eski belgeler çerçevesinde düşünülecek olursa, İstanbul'daki tek odalı evlerin, bütüne oranı 15. yy sonunda Fatih Vakfiyesi'ndeki kayıtlara göre ise %66 gözüküyor. "İstanbul Vakıf Tahrir Defteri"ndeki verilere bakılırsa, İstanbul'daki konutların 16.yy ortalarında (1546-47'de) neredeyse %38'inin tek odalı, %37'sinin iki odalı evlerden oluştuğu kestirilebiliyor. Bunun üstüne "hüceyrat" adı verilen, genellikle vakıfların sahibi olduğu tek odalı dizi konutlar da eklenecek olursa, bu oran daha da artıyor. Dolayısıyla, İstanbul nüfusunun kayda değer bir kesimi 16. yy'da tek odalı evlerde yaşıyordu. 

     Daha detaylı olarak incelemek isterseniz, ayrıntıları Uğur Tanyeli'nin yazmış olduğu, Akın Nalça serisinden çıkan "İstanbul'da Mekan Mahremiyetinin İhlali ve Teşhiri" ve "Sınır Aşımı Metinleri" adlı kitaplarda bulabilirsiniz. İşte bu evlerden çok az miktarda olanı hala ayakta, yukarıda sizlerle paylaştığım çizimde sırt sırta vaziyette bulunan minik evlerde bu geleneğin ürünü zannediyorum.  

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Sıcak ve Dolmakalemler / Hot Weather and Fountain Pens


     Çizim yaparken başıma gelmesini asla istemeyeceğim şeylerden birisi de çizim yaptığım dolmakalemlerimin tıkanması. Özellikle havaların iyiden iyiye ısınmaya başladığı şu günlerde, çizim esnasında kalemlerinizin sizi yarı yolda bırakmasını istemiyorsanız, onlara soğuk günlere oranla daha fazla ilgi göstermelisiniz. Sıcak havalar, tozlu ortam şartları ile birleşince kalemlerimize çok büyük zararlar verebilmektedir, bu sebepten bakım konusunu es geçmemekte fayda var. Fakat her konuda olduğu gibi bu konuda da ortalıkta bir sürü şehir efsanesi dolaşıyor, bu sebepten ötürü kalemlerimizin sağlığı için dikkatli olmakta fayda var. Ben dolmakalem konusunda, görüşlerini defalarca test ettiğim ve şu ana kadar çok iyi sonuçlar aldığım birinin yöntemlerini sizlere de tavsiye ediyorum. Her ne kadar biz kıymetini bilemesek de Ali İkizkaya benzeri tüm dünyada az bulunur bir dolmakalem üstadı. Kalemlerinizin sıcak yaz günlerinde en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olmak için kendisinin daha önce yazmış olduğu dolmakalem bakımı hakkındaki, aşağıdaki yazılarına bir göz gezdirmeniz yerinde olacaktır:


    During a drawing session, one of the worst thing in the field that i would never want it to happen is clogging my fountain pens. If you do not want your pencils to let you down during the drawing, especially in the days when the weather is getting warmer, you should show them more interest than in the colder days. But as in every case there are a lots of city legends going around in this regard, so it will be good for you to be careful about cleaning methods. If i could find some time to write, i try to explain a few tips for maintenance your fp's.

29 Nisan 2017 Cumartesi

Balat'da Eski Bir Ev /An Old House In Balat


     Eski ve bakımsız binaları seviyorum. Balat'da, bu sur duvarları üzerine yapılmış olan eski ev, tüm bitmiş, tükenmiş haliyle bile gözüme çok azametli göründü. Bu azametin sebebini ben, yıkılmış olan deniz surlarının üzerinde yer almasına bağladım. Tüm sadeliğiyle bu harap ev gözüme müthiş göründü, çizmeseydim defterimde bir şeyler eksik kalacaktı. 

I like old and neglected buildings. In Balat, this old house built on these fortified walls seemed to be very magnificent to me, even with it's exhausted state. I think, the cause of this greatness to the fact that it was located on the ruined sea walls. All this sadly and dilapidated situation, house seemed terrific. There will be something missed, if i didn't capture that scene.