5 Kasım 2022 Cumartesi

Atatürk Arboretumu Buluşması

 

     Bu aralar sürekli arazide olduğum için iki hafta önceki buluşma postunun başına ancak oturabildim. İstanbul'un ormanlarını ilk defa gördüğüm zaman bayağı şaşırmıştım. Ege'de alıştığımız bitki örtüsü çok daha kuru, kısa boylu, haliyle normal olarak ormanların çoğu da çam ormanı. Yazın özellikle sıcak havalarda ormanların içi de dışarısı gibi sıcak oluyor. Bu taraflarda daha geniş yapraklı ağaçlar sağ olsun yaz günü orman içinde üşüme ihtimaliniz bile var, hatta orman içlerinde bazen neredeyse aydınlanma seviyesi karanlığa kadar düşebiliyor. Zemin sürekli yeşil. Bu ormanları umarım önümüzdeki yıllarda korumayı becerebiliriz.



4 Kasım 2022 Cuma

Blender'da Takip Kamerası Denemesi

    Ne zamandır Blender'dan bahsetmiyorduk, hazır yeni bir şey öğrenmişken paylaşayım dedim. Bu sefer takip kamerası üzerinde çalıştım. Önceden birkaç farklı kısa sahne düşünmüş ama takip esnasında kameranın hızını bir türlü tutturamamıştım. Hızını tutturduğum zamanlarda ise geçişler bir türlü içime sinmemişti, kamera sahne içinde akıyor gibi değil de tutuk tutuk hiç de göze doğal görünmeyen bir biçimde hareket ediyordu. Bu çalışma esnasında böyle sahnelerde işimi kolaylaştıracak küçük birkaç şey öğrendim.

    Yaptığım ilk hata işin en başında direkt hareket halindeki kameraya timeline üzerinde belli zaman dilimlerine keyframe atayarak hareket ettirmemmiş. Böyle olunca kamera sahne içinde doğal olmayan mantıksız bir düzensizlik içerisinde ilerliyor ve bazı periyotlarda yüksek hız sebebiyle her yer görünmeyecek derecede bulanık olabiliyordu. Bunu usta Ian Hubert şu şekilde çözmeyi salık veriyor: ilk ve son kareye daha en başta keyframe atayın. Yani kameranın sahne girişindeki ve çıkışındaki yerini önden işaretleyin, bunu yaptıktan sonra graph editor üzerinde hareketin parabolik değil lineer olmasını sağlayın. Bu sayede sahne boyunca kamera düzenli bir biçimde akacaktır.

     Bağıl hız sadece fizik derslerinde değil burada da işe bayağı yarıyor. Bazen sadece zemini hareket ettirmek bile sahneye korkunç hız katabiliyor. Böyle bir sahnede eğer ihtiyacımız yüksek hız ihtiyacıysa elimizdeki her olanağı kullanmakta yarar var.

     Odak uzaklığı da korkun derecede hız etkisini güçlendiren etkenlerden, eğer odak mesafesi hareket eden objeye çok yakın olursa algılanan hareket hissinin miktarında dramatik bir azalma olabiliyor, bunun yanında daha uzak, geniş bir alana bakan kameralarla hareket hissi daha etkili bir biçimde yakalanabiliyor. Bunun yanında kameranın hareket eden objelerle arasındaki mesafe, hareketi konumuna olan yüksekliği de aynı derecede etkili, kamera yere ne kadar yakın konumlanırsa o kadar hız etkisi de artacaktır. 

     Yaptığım her işte Blade Runner sevdamı göstermezsem olmaz, bu sebeple biraz ışıklarla oynadım, biraz kullandığım HDRI'ın renkleriyle oynadım ve kameram zemine yakın olduğu için biraz zeminin de yansıtıcılığını kullanmak istedim. İşin aslı başta sadece küp bloklarla kamera takibi denemsi yapacaktım ama sonradan bir ücretsiz bir motosiklet modeli bulmam ve ona biraz aydınlatma katmamla iş çığırından çıktı. Neyse zeminde kullandığım node dizilimi de şu şekilde, biraz bump map, biraz noise texture derken istediğim yüzey yansımalarını elde ettim.

Eskiden Blender'da oluşturduğum videoya direkt yine Blender'da ses ekler paylaşırdım. Artık araya mucizevi bir program daha girdi; DaVinci Resolve. Bu muhteşem program renklerle oynamayı inanılmaz kolaylaştırıyor, ses ekleme kısmında daha rahat editleme yapabiliyorum, Resolve yardımıyla sahneyi renklendirip biraz Chromatic Aberation da ekleyince video bayağı hoşuma gitti doğrusu. Keşke bu zamana kadar yaptığım çalışmaları doğru düzgün bir senaryo çerçevesinde yapsaymışım, yavaş yavaş üç beş dakikalık bir kısa film çıkarmış. 


3 Kasım 2022 Perşembe

P.05'te Çizim

     İnsan uzun süre arazide tek başına kalınca yeterince derine gömmediği konular birer birer yüzeye çıkabiliyor. Her türlü kuruntu, gereksiz bir sürü endişe, bir önceki hafta yapmayı unuttuğum saçma sapan işler. Bu zorlu düşünme parkurunu aştıktan sonraki dinginliğe ulaşabildiğim takdirde o gün araziden hayatın sırrını çözmüş bilge gibi dönüyorum, aksi halde ise durum bayağı feci oluyor. Bazı günler bu savaşı vermeye üşeniyorum veya zihinsel olarak yeterince kendimi güçlü hissedemiyorum, böyle günlerde bir defter ve bir kalem fevkalade kullanışlı oluyor. Özellikle böyle altınızda sonsuza doğru alabildiğine uzanan bir ova varsa.

14 Ekim 2022 Cuma

Rodos Çizimleri-X/Mehmet Ağa Camii(19.09.2022)

 

     Bilmiyorum bu konuda siz ne düşünürsünüz fakat bence Osmanlı tarafından yapılan camiiler arasında Edirne ve Edirne sınırı sonrası camiileri sınırın gerisindekilere göre çok daha güzeller. Bu taraflarda sürekli daha büyüğünü yapacağız derdine düşüp koca koca yapılarla uğraşmışlar, onların da kendi içlerinde taşıdığı değerleri anlamakla birlikte Balkanlarda topografyaya daha iyi uyum sağlayan, küçücük sanki manzaranın bir parçasıymış izlenimi veren camiilerin çok daha güzel olduğunu düşünüyorum. Her küçük yerleşim yerinin temasına uygun çeşitli formlarda dini yapılar bende çok daha fazla heyecan uyandırıyor. Mehmet Ağa Camii'de biraz böyle hissettirdi bana. Camii üzerinde bulunduğu caddeye paralel değil, tahmini 45 dereceli bir açıyla yerleştirilmiş, hal böyle olunca geriden baktığınızda sokakta yürüyen insanların, soldaki ağaçlar ve caddenin etrafındaki binalarla çerçevelenmiş gibi duruyor. Bu etkiyi deftere de taşımak istedim, bu isteğimde ne derece başarılı oldum bilmiyorum ancak sevdiğim bir çalışma oldu.

13 Ekim 2022 Perşembe

Rodos Çizimleri IX-St. Francis of Assisi Catholic Church(20.09.2022)

 

     Nedense Rodos çizimlerime bakınca sürekli kilise çizmiş gibi hissediyorum. Sebebini henüz ben de anlamış değilim ancak bu binanın kapalı olması son derece üzücü oldu. Sonradan kilisenin fotoğraflarına bakarken resimle alakalı yapmış olduğum bir hatayı da fark ettim. Aslında sağdaki açık yeşil ağacın arkasında da normal şartlar altında bir adet pencere varmış, ne yazık ki ben ağaçtan görememişim, perspektifi de oturtamayınca haliyle orası boş kalmış, gördüğünüz gibi sokakta çizim yapmaya çalışmak insanı böyle garip sorunlarla da uğraştırıyor.

12 Ekim 2022 Çarşamba

Rodos Çizimleri VIII-ΔΙΚΑΣΓΗΡΙΟ ΠΕΙΡΑΤΘΝ(17.09.2022)

 

     Gezide en sevdiğim resimlerden birisi de bu oldu, her ne kadar bir elin parmak sayısının iki katı kadar resim çizmiş olsam da. Burası mevcut durumda alt katındaThe Cellar of Knights isimli şarap evini barındırıyor, üst katı ne olarak kullanılıyor bilmiyorum. Nedense bina tarihini dükkana sormak aklıma gelmedi hiç, biraz da kalabalıktı ama resmi çizdikten sonra gitsem belki mekan sahibinin hoşuna bile gidebilirdi. Çizim yaparken amcanı biri kendi diliyle karışık bir şeyler anlatmaya çalıştı ama başaramadı, sonradan deftere yazmasını istedim, sol üstteki satırları yazı, sonrasında araştırınca binanın bir zamanlar Aziz John Şövalyeleri'ne ait bir ticaret mahkemesi olduğu bilgisine ulaştım. Nedense Rodos'ta sokakta çizim yapana pek rastlamadım, yerel bir USk grubu da yok araştırdığım kadarıyla, oysa çizerler için deli gibi malzeme var. 

11 Ekim 2022 Salı

Rodos Çizimleri-VII/The Church of Evangelismos(19.09.2022)

     Rodos'un nispeten yeni yapılarından birisi Evangelismos Kilisesi, kilise önünde tatlı küçük bir meydan ve meydan ortasında da ilginç bir fışkiye vardı. Yapının her bölümü ayrı güzeldi, yine burada farklı birçok çizim planı yapmış olsam da ne yazık ki tek çizimle kalakaldım. Tez vakitte ne kadar detay çizsem o kadar iyi diye düşündüm ve havuz, kule ve binayı aynı karede yakalamak için olabildiğince tatsız bir yerde bu çizimi yapmak durumunda kaldım. İnsanlar bu çocuk ne yapıyor acaba diye düşünürlerken resmi tamamladım. İki büklüm bu hallere USk İstanbul'un her çizeri alışkın olsa da bilmeyenler için biraz şaşırtıcı olabiliyor.

10 Ekim 2022 Pazartesi

Rodos Çizimleri-VI/Church of the Virgin of the Burgh-2(17.09.2022)

     Bir önceki çizdiğim sahnenin hemen karşısında bu duvar vardı, meydana açılan asimetrik pencerelere dayanmadım. Asimetrik pencereleri keşke daha fazla kullansak. Bu pencerelerin arkasındaki odalar büyük ihtimalle bir zamanlar kilise yapısına dahil olan bölümlerdi, sonrasında herhalde kilise yıkılınca vatandaş bu bölümleri bari kullanalım demiş olabilir. İlk resmi bitirdikten sonra halen daha biraz vaktimin kaldığını fark edince hemen bu pencerelerden tarafa doğru döndüm, önceki resim biraz yorunca bunu tek sayfaya kısmi olarak çizdim. Böyle açık renkli taş yapılarla çizim esnasında başa çıkmak hayli zor, taşlar bu kadar açık renkli olunca tarama esnasında ne yaparsam yapayım sonuç tatsız oluyor. Yine de bu sahneyi kayıt altına almak güzeldi, umarım bir sonraki seferde biraz daha vaktim olur.

9 Ekim 2022 Pazar

Rodos Çizimleri-V/Church of the Virgin of the Burgh(17.09.2022)


     Çizim yapamadığım takdirde en çok üzüleceğimi hissettiğim mekanlardan birisi de bu Latin Kilisesi binasıydı. Gotik yapılar yıkılıp dökülürken bile güzel muhteşem duruyor. Lars von Trier'in bir filminde çürümeyle alakalı bir bölümün prologunda Nazi'lerin yaptığı eserlerin zamanla yok olurken kontrollü biçimde deforme olmalarını sağlamak için bazı bölümleri bilinçli olarak zayıf yaptıklarını ve böylelikle binanın yıkılırken bile güzel görünmesini sağlamaya çalıştıklarına ilişkin bir bölüm vardı. Bu bina aklıma o sahneyi getirdi. Biraz önce araştırırken de yine binanın II. Dünya Savaşı esnasında bu hale geldiğini okunuş bulundum. WWII'nin dünya kültür mirasında açtığı yaralar sonsuza dek kapanmayacak, insanoğlunun kültürel tarihinde böylesine büyük bir gedik açan başka olay var mıdır acaba?


6 Ekim 2022 Perşembe

Rodos Çizimleri - IV/Villa Kleobolus(Lawrence G. Durrel House)

 

     İnsanlar neden kendilerine böyle efsane evler yapmayı bıraktılar anlamak çok güç. Adada en sevdiğim yapılardan biri bu sade ev oldu, bu kadar küçük bir yapıda bu kadar sade bir geometriyle böylesine şık bir ev tasarlayabilmek mucize gibi.  Bina hakkında etrafta bir şeyler bulabilir miyim diye bakarken üzerindeki kitabede Lawrence G. Durrel'in 1945-47 yılları arasında bu evde yaşadığına dair bir bilgiye rastladım, abiyi kıskanmamak elde değil. Belki önümüzdeki günlerde okuma listeme Durrel'den de birkaç kitap ekleyebilirim. Eğlenceli bir çizim süreci olacağını düşünerek kayda da başladım ancak çizim videosu yapmak düşündüğümden çok daha zor bir süreçmiş. Adım adım her videoda yeni yeni şeyler öğreniyorum, bu sefer planları biraz daha kısa tutmaya gayret ettim, gereksiz detaylardan arındırdım. Rastgele yolda yürürken ne çizeceğini bilmiyor olmak kayıt sürecini planlamayı da güçleştiriyor ancak zamanla bunun için de bir yöntem geliştireceğime inanıyorum.