10 Haziran 2026 Çarşamba

Aspat Plajı / Antre Pizza Tower

     Bu seneki favori resmimi çok erken çizmişim gibi bir his var içimde. Aslında kafamdaki resim bu değildi; renkleri biraz batırdım. Artık çok klasikleşmiş bir resim batırma pratiğim var, efendim. Çok da güzel çalışıyor. Sistemimiz şu şekilde işliyor: önce çok beğendiğiniz bir sahne buluyorsunuz, aklınız çıkıyor sahnenin güzelliğinden, sonra nakış nakış çiziyorsunuz. Tam bu noktada lan acaba her zaman kullandığım, alıştığım huyunu suyunu bildiğim Schmincke Akademie boyaları mı kullansam yoksa daha canlı renklere sahip Daniel Smith boyalarını kullansam diye bir fikir beliriveriyor zihninizde. Bu fikir giderek daha da cazip bir hâle geliyor ve neticede, asla kontrol edemediğiniz bir boyama süreci sonrası kendinizi bambaşka bir diyarda buluveriyorsunuz. Neyse ki, biraz toparladığımı düşünüyorum; resmi sonradan. Hiç boyamasaymışım keşke dedim, şu halini görünce.

9 Haziran 2026 Salı

Bayrak Tepe / Turgut Reis (07.06.2026)

     Bu aralar yine kontrolümde olmayan şeyler yaşanıyor gibi hissediyorum. Yoruldum da biraz; hayatın sürprizlerinden doğrusu, her zaman güzel şeyler de getirmiyor. Zaten gelenler genelde tatsız şeyler oluyor; güzel şeyler mücadele gerektirdiği için zaten süreçte az çok durumdan fikriniz olabiliyor. Bu sene cidden çok tatsız başladı. Belki de kaldığımız yerden toplarız seneyi böyle böyle. Belki bu seneyi güzel senelerim arasına almak için hâlâ fırsatım vardır.

21 Mayıs 2026 Perşembe

İTÜ Maden Fakültesi (A Girişi)

     Son birkaç senedir içimde en baskın olan his kendimden uzaklaşmış olma hissi oldu. Başlarda sadece bir iki mahalle uzaklaşmışım gibi hissederken, zamanla aradaki mesafe arttı. Şu an sanki bir daha geri dönemeyecek kadar uzaklaşmış gibi hissediyorum. Geçtiğimiz bir iki senede kendimi koymuş olabileceğim yerlerden de bir şeyler çıkmadı, bıraktığım yerler de beni hayal kırıklığına uğrattı. Biraz referans noktalarımı da kaybettim sanki, belki onun da etkisi büyük böyle hissetmem konusunda. Bu hafta belki kendi izlerimi bulurum diye İTÜ Ayazağa kampüsüne gittik çizim için, okurken okuldaki en sevdiğim şeylerden biri bu fosil replikalarıydı. Bir dönem nedense KSB binasının içinde duruyorlardı, camdan bakardım geçerken sonra oradan kayboldular, derken kendilerini Maden Fakültesi girişinde buldum. Bilmiyorum, belki KSB'deki başka bir arkadaştı. Allosaurus adını muhtemelen ilk öğrendiğim dinozorlardan biriydi. Muhtemelen onun için de biraz yoğun duygular besliyorum bu arkadaşa. Ne zamandır da çizmek istiyordum. Ayazağa Kampüsü'ndeki çizmek istediklerim listesinin en başında yer alıyordu. Böylelikle listeden bir madde daha eksilmiş oldu, ben de kendi geçmişimden referans noktası olarak kullanabileceğim bir şeyler tazelemişimdir belki.

15 Mayıs 2026 Cuma

TuAF Airbus A400M Atlas "Koca Yusuf" (s/n 15-0051)

 
    Şu çizimdeki 15-0051 kuyruk numaralı arkadaşı hatırlar mısınız, bilmem, ancak geçtiğimiz gün kendisi son yaklaşmada kameralara yakalandı. Nakliye filomuzun en büyük, en yakışıklı ve muhtemelen en aktif uçaklarından olan A400M'lere karşı tarif edilemez duygular besliyorum. Havada ayrı güzeller, yerde ayrı güzeller. Birkaç günde bir İstanbul'un kuzey semalarından geçerken seslerini duymazsam fenalık geliyor. Bu görüntüleri yakalamamı sağlayan anneme ve muhteşem zoom performansıyla hayatıma renk katan Panasonic HC-V480'ime ne kadar teşekkür etsem az. Uçak iniş takımlarını açarken yakalamış olmak sanırım bu videoyu daha da değerli kılıyor.

14 Mayıs 2026 Perşembe

Port Visit Of Royal Navy Destroyer HMS Duncan (D37) & Spanish Navy Frigate Mendez Nuñez (F-104) (08.10.2023)

 

     Ne kadar geçmişe gidebilirim derken 2023 yılına kadar inmiş olmam işimi layıkıyla yaptığımın bir göstergesi olabilir diye düşünüyorum. Ne zaman burada yabancı bir geminin liman ziyaretini yazsam biraz ortam geriliyor ama bu sefer belki kimsenin umrunda olmaz düşüncesiyle kendimi teskin ediyorum. 

     Duncan'la ilk karşılaşmamız bisikletle Dolmabahçe'ye inerken geminin devasa silüetini görmemle olmuştu. Güneşli güzel bir gün olduğu için denizde dev bir duvar ilerliyordu sanki. Nedense çok büyük göründü gemi o gün gözüme, sahilden birlikte biraz ilerledikten sonra gemi bana fark atmıştı. Sonrasında daha çok HMS Defender'ı görür oldum NATO görevlerinde. En son da belki hatırlarsanız HMS Dragon İran'daki karışıklık sebebiyle hava savunma unsuru olarak görev yapmak üzere bölgeye intikal etmeye çalışıyordu, savaş şu anda sönümlenme evresine girmiş gibi görünüyor ama herhalde Defender hala yolda.

13 Mayıs 2026 Çarşamba

Turkish Air Force113th Anniversary Flypast at Istanbul air Force Museum

     Blog yazılarında ve çektiğim videoları düzenleyip paylaşmada bir yüz sene kadar geriden geldiğimin farkındayım ancak yine de elimden geleni yapmaya çalışıyor olduğumu bilmenizi isterim. Bu video 2024 yılında Hava Kuvvetleri'nin Yeşilköy'deki Hava Kuvvetleri Müzesi'nde 113. yıl kutlamaları sebebiyle yapılan gösteri uçuşunda kaydedildi. Sanırım sonrasında Phantom'lara bu kadar yakından denk gelmedim diye hatırlıyorum. En azından SD kartlarda bu görüntülerin yitip gitmemesi adına imkan ve yeteneklerim elverdiğince editleyip sanal kütüphaneme koymanın yararlı olacağı kanısındayım.

12 Mayıs 2026 Salı

Beşiktaş-I Vapuru Merdiven Boşluğu

     Bayağıdır çizim yaparken adamakıllı taciz edilmiyordum, bu çizimeymiş kısmet. Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz Büyükada'da bir etkinliğimiz vardı. Ben de son zamanlarda uzayan ekran saatlerimi düşürmek adına biraz ekran orucuna karar vermiş, giderken veya dönerken acil mesajlar ve aramalar haricinde telefonu çantamdan hiç çıkartmamaya yemin etmiştim. Ek olarak da etrafla etkileşimi kesecek her türlü kitap vs. gibi unsurları da yanıma almamıştım. Giderken telefonu hiç çıkartmadım ama dönüşte biraz sıkılmaya başlayınca çizim yapmaya karar verdim. Vapur dolu olunca merdiven boşluğunda kendime yer bulmuştum, ilginç bir perspektif denemesi olabilirdi. Çizime başladıktan beş dk sonra baş hizamda tam benim bulunduğum kısmın üzerindeki korkuluklarda bir çift belirdi. Nefeslerini kafamda hissedebiliyordum. Vapur gidene kadar durmadılar, duymuyormuş gibi davrandım bu sefer turist sandılar. Biz nerdeyiz bizi de çiz falan dediler. Tepki vermedikçe giderek ses düzeyleri arttı. Bir saat usanmadan tepemde dikildiler. Hala saçlarımda aynı gerginliği hissedebiliyorum. Belki de ekran bağımlılığı iyi bir şeydir toplu taşıma unsurlarını kullanırken.

11 Mayıs 2026 Pazartesi

United Arab Emirates (UAE) Air Force Boeing C-17A Globemaster III

     Açık havada çalışıyor olmanın en güzel yanı çevrenize yeterince dikkat ettiğiniz takdirde böyle güzelliklerle karşılaşabiliyor olmanız olacaktır kuşkusuz. Geçtiğimiz yıllarda Çorlu Hava Meydan Komutanlığı yakınlarında çalışırken denk gelmiştim bu C-17A Globemaster III'e. Nedense bazı uçaklarla kader birliği yapmış gibiyiz, C-17 de onlardan birisi, genelde bir şekilde hep karşlılaşıyoruz olmadık zamanlarda, sanırım bu keratayı çok sevdiğimden olsa gerek. Gönlümde A400M ile birlikte en yakışıklı kargo uçağı tahtını paylaşıyorlar. Bu videnun üzerinden en az 3-4 sene geçmiş olsa da arşivde bir yerlerde kalmasına razı olmadı gönlüm.

10 Mayıs 2026 Pazar

Open House İstanbul x USk İstanbul Büyükada Etkinliği - III

     Bu resim de markör denemelerimin şimdilik sonucusu, efekt olarak suluboyaya yakın olması hoşuma gitti. Bazen not defterlerime de çizim yapıyorum, boyamaya kalkınca su sebebiyle sayfalar çarpılmaya başlıyor, sonrasında arka sayfalarına notlar alırken hem kağıdın dokusu değişiyor, hem de buruşmuş kağıda yazmak zorlayıcı olabiliyor. Bu biraz o etkiyi kaldırdı, her ne kadar arkasına fazla fazla geçse de yazmaya engel bir durum oluşmuyor. Bakalım şimdilik ilişkimiz iyi gidiyor gibi, ilerleyen süreçte tecrübelerimden bahsederim. 

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Open House İstanbul x USk İstanbul Büyükada Etkinliği - II (Anadolu Kulübü)

     İlk durağımız Anadolu Kulübü'nün ana binasını görünce hemen deftere sarıldım, mimaride İngiliz etkilerini-eserlerini seviyorum, nedense çok derinden etkiliyor. Bu yapı da öyle oldu. Öğrendiğime göre arka taraftaki ek binanın mimarları arasında da Turgut Cansever varmış. Kitaplarını okuduğunuz bir insanın tasarımlarını yakından görmek de güzel bir his, satır aralarında bahsi geçen mevzuların gerçek hayata nasıl uyarlandığına da şahit olma fırsatını da yakalamış olduk kaşla göz arası. 

Bu arada ilk markör denemem de bu resimle oldu, nedense çok zor değiştiriyorum kullandığım malzemeleri hatta çoğu zaman değiştiremiyorum. Bir ekipmana çok zor tam anlamıyla güvenir hale geliyorum. O noktaya gelince de başka malzemelere şans vermek çok çok zor oluyor. Markör konusunda sanırım o noktaya geliyoruz gibi hissediyorum.

8 Mayıs 2026 Cuma

Open House İstanbul x USk İstanbul Büyükada Etkinliği - I

     Yaşadığımız şehri seven; onun sokaklarını, yapılarını ve gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeden yanından geçip gittiğimiz detaylarını yeniden tanımak, yorumlamak ve keşfetmek isteyen insanlarla yollarımız kesişince insan ister istemez heyecanlanıyor. Open House Istanbul Festivali de tam olarak böyle bir düşünceden yola çıkan insanların başlattığı bir yolculuk aslında. Hepimizin gözü önünde duran; ancak ya kamuya tamamen kapalı olan ya da yalnızca sınırlı biçimde erişilebilen yapıların içini görme, bahçelerine girme ve o mekânlarla doğrudan temas kurma fırsatı sunan çok özel bir oluşum.

6 Mayıs 2026 Çarşamba

Open House Istanbul Lansmanı(06.05.2026/Taşkışla)

     Bu hafta, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan Open House Istanbul kapsamında, Taşkışla’da gerçekleştirilen lansmana davetliydik. Önceki hafta yaptığımız Taşkışla Buluşması'nda aslında çizim yapmayı çok istemiştim; ancak hem hasta hem de son derece huysuz olduğum bir güne denk geldiği için eskiz defterini açma zahmetine bile girmemiştim. Bu yüzden bu sefer biraz daha erken gitmeye karar verdim. Başlama saatine bir saat olduğunu görünce hemen Orta Bahçe'ye geçtim, gün batarken havanın hafif serinliği nedeniyle güneş alan son köşelerden birine iliştim hemen. Boyamaya vakit kalmadı ama en azından çizimi tamamlayabilecek kadar zamanım oldu, sonuçta da böyle bir şeyler çıktı işte ortaya. Okulda daha fazla çizim buluşması yapsak güzel olur aslında.

19 Nisan 2026 Pazar

CSO Ada Binası / Ankara

     Şu zamanda beton karşıtlığı daha çok kabul görüyor olsa da, malzeme dili açısından asfalttan sonra en sevdiğim dolgu malzemesi olabilir — doğru tabiri kullanıyor muyum emin değilim ama özellikle brüt betonun oluşturduğu monolitik kütle etkisine sahip, yekpare cephelerle karşılaşınca kendimi alamıyorum. Uzun zaman yol işinde çalıştığım için yüklü miktarda asfalt görüş alanıma girince de benzer tarifsiz hislerle dolup taştığım bilgisini dikkatlerinize sunmakta yarar olduğunu düşünüyorum. CSO Binası gerçekten betonun brutal hissiyatını sonuna kadar yaşatan binalardan biri oldu benim için. Daha önce defalarca yanından yöresinden geçmiş olmama rağmen bahçe duvarlarını aşıp binayı görmek kısmet olmamıştı. USk Ankara'nın düzenlediği Ulusal Eskiz Festivalinde kısmetmiş görmek. Böylelikle bu bina da girmiş oldu eskiz defterlerimize.

15 Nisan 2026 Çarşamba

Urban Sketchers İstanbul Taşkışla Buluşması(15.04.2026)

     Geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız 10. yılına girmiş bu blog. ,Bu konuda ne yapmam gerektiği konusunda kararsızım. 10 sene böyle bir şeyi sürdürebildiğim için küçük bir ödül mü yoksa yıllardır boş işlerle uğraştığım için ceza mı vermeliyim kendime bilemedim. Yine de bazı şeyleri sürdürebiliyor olmam güzel. Geçtiğimiz gün Müge Anlı ile Tatlı Sert programında benim yaşımda olan bi adam için "37 yaşında, yaşını başını almış, kırkına merdiven dayamış" tarzı galiz ifadeler kullanıldığına şahit olup o kadar yaşlımıyız be diye sinir olmuştum, şöyle bi düşününce bu 37 senenin 10 senesinde bu blog bir şekilde varmış. Her ne kadar çizim blogu olarak açıp amacından bayağı bir saptırmış olsam da buranın bana iyi geldiği çok zaman oldu. Geçmişe dönük eski sayfalara doğru bakınca bunu da mı yaşamıştık dediğim zamanlar az değil. Nedense son zamanlarda biraz trafik de almaya başladı, bu durum biraz tadımı kaçırsa da henüz ortalık hala süt liman sayılır. Muhtemelen Blogger kapanana kadar devam ederim gibi geliyor içimden şöyle bir düşününce. 
     2014 gibi başlamıştım çizime, 2016'da blogu açtım, hemen hemen bir sene sonra da Urban Sketchers İstanbul'u kurduk. Yavaş yavaş USk İstanbul'da 10. yaşına doğru ilerliyor. Oraya da bir dolu macera sığdırdık. Şimdilerde o eski 7-8 kişilik buluşmalarımızı özlüyoruz. Tahminlerimizin ötesinde büyüdü, artık 30-40 kişilik buluşmalara şaşırmayı bıraktık. Bu buluşma haftaiçi olunca biraz o özlediğimiz eski buluşmalar gibi oldu, okulumuzu da özlemişiz. Eskiden Taşkışla'dan ders alma fırsatlarını asla kaçırmazdım, o zamanlar Maslak Kampüsü'müz çöl gibiydi. Böyle iki nostaljiyi bir arada yaşadığım ilginç buluşmalardan biri oldu. Çizim yapmayı çok istememe rağmen o kadar takatsizdim ki bir şeyler karalayamadım bile, yine de mezun kartlarımızın çalıştığını öğrendiğimiz tatlı bir buluşma oldu, okulumuza daha fazla uğramalıymışız.

16 Mart 2026 Pazartesi

Kılıç Ali Paşa Camii Çizimi

     En güzel resimlerimi nedense en kötü kağıtlara çiziyorum hep, özenle sakladığı kullanmaya kıyamadığım defterlerime o kadar kötü şeyler karalıyorum ki kahroluyorum bazen, bu deftere bunu nasıl yapabildin diye çıldırıyorum kendime. Burada da durum tam tersi, cidden uzun zamandır bu kadar hoşuma giden bir çizimim olmamıştı, nasip ama yine bu deftereymiş. Boyasa mahvolacağına emin olduğum için şimdilik bu şekilde bırakma kararı aldım çizimi, kim bilir belki biraz zaman geçince boyamayı denerim.

15 Mart 2026 Pazar

USk İstanbul Tophane Buluşması(07.03.2026)

     Buluşmalara biraz uzunca bir ara verince bayağı özlediğimizi hissettiğimiz bir buluşma oldu Tophane buluşması, ilk defa da bu kadar güzel bir ekip fotoğrafımız oldu. Normalde asla bu kadar oranlı bir fotoğraf çekenimiz olmuyordu. Bu sefer artık profesyonel destek aldık. Buluşma günü hıyarın biri çeşmenin yukarıdaki fotoğrafta görünmeyen yüzünde bulunan teknenin içinde ateş yakmıştı. Simsiyahtı çeşmenin o tarafı, sinirden kudurduk baktıkça. Sanırım o sinirle ve biraz da sorumluluk bilinciyle bir sürü güzel resim çizdik, güneş de hafiften yüreklerimizi ısıtınca yerimizden kıpırdamak istemedik.

6 Şubat 2026 Cuma

USk İstanbul St. Antuan Kilisesi Buluşması(28.12.2025)

     Hayatımda ne zaman bir şeyleri yoluna sokmayı nihayet beceriyormuş gibi hissetmeye başlasam bu hissin yoğunluğu ölçüsünde dağılıyorum etrafa. Aralık ayı cidden güzel geçiyordu, Hobby Boss'un 1/48'lik TA-7C kitini ay başında bitirmiştim. Ay içerisinde sevdiğim rotalara gittim, hatta iş hayatımda ilk defa doğup büyüdüğüm yer olan kendi şehrimde bir şantiyeye gitme fırsatı buldum. Üstüne bir de arazi çalışmaları esnasında arada Ankara Etimesgut Türk Hava Kuvvetleri Müzesi'ne yolum düştü, sonunda TF-102'mi gördüm canlı canlı. Çok sevdiğim ve neredeyse bir yıldır görüşemediğim arkadaşlarımla hasret giderdim. Derken ay sonunda çizim ekibiyle çok tatlı bir yılbaşı partisi yaptık, bayağı eğlendik. Tüm ay boyunca planladığım şeylerin neredeyse tamamını yaptım, bir sürü şeyi toparladım falan diye  düşünürken bir yandan da bir şeylerin gelmekte olduğunu hissediyordum. Ay sonunda planda hiç olmayan bazı haberlerle sarsıldık. Halen devam eden ve bir süre daha edeceğini düşündüğüm bir hastane süreci varmış kaderimizde. Sonrasında hastane süreçleri devam ederken şirketimizin de bana bir sürprizi olduğunu öğrendim, şantiyeler azalınca iki haritacı fazla gelmiş anladığım kadarıyla gözlerine, işten çıkarıldım.

     Bazen muhabbetin ortasında rastgele biri sorardı geçmişe dönmek ister miydin falan diye, hiç de umrumda olmazdı. Para verseniz dönmem dediğim zamanlar da olmuştu bazı dönemlerim için. Bu sefer hayatımda ilk defa yürekten bir biçimde geçmişe dönebilmeyi arzuladığım bir ruh halindeyim. Bu buluşma önceki hayatımın son günlerinden biriymiş, her şeye rağmen güzel anılar rafına kaldırılmayı sonuna kadar hakeden bir buluşmaymış. Umarım gelecekte yine bu rahatlıkta düzenlediğimiz buluşmalarımız olur.