İlk durağımız Anadolu Kulübü'nün ana binasını görünce hemen deftere sarıldım, mimaride İngiliz etkilerini-eserlerini seviyorum, nedense çok derinden etkiliyor. Bu yapı da öyle oldu. Öğrendiğime göre arka taraftaki ek binanın mimarları arasında da Turgut Cansever varmış. Kitaplarını okuduğunuz bir insanın tasarımlarını yakından görmek de güzel bir his, satır aralarında bahsi geçen mevzuların gerçek hayata nasıl uyarlandığına da şahit olma fırsatını da yakalamış olduk kaşla göz arası.
Bu arada ilk markör denemem de bu resimle oldu, nedense çok zor değiştiriyorum kullandığım malzemeleri hatta çoğu zaman değiştiremiyorum. Bir ekipmana çok zor tam anlamıyla güvenir hale geliyorum. O noktaya gelince de başka malzemelere şans vermek çok çok zor oluyor. Markör konusunda sanırım o noktaya geliyoruz gibi hissediyorum.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder