uskistanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uskistanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2026 Cuma

USk İstanbul St. Antuan Kilisesi Buluşması(28.12.2025)

     Hayatımda ne zaman bir şeyleri yoluna sokmayı nihayet beceriyormuş gibi hissetmeye başlasam bu hissin yoğunluğu ölçüsünde dağılıyorum etrafa. Aralık ayı cidden güzel geçiyordu, Hobby Boss'un 1/48'lik TA-7C kitini ay başında bitirmiştim. Ay içerisinde sevdiğim rotalara gittim, hatta iş hayatımda ilk defa doğup büyüdüğüm yer olan kendi şehrimde bir şantiyeye gitme fırsatı buldum. Üstüne bir de arazi çalışmaları esnasında arada Ankara Etimesgut Türk Hava Kuvvetleri Müzesi'ne yolum düştü, sonunda TF-102'mi gördüm canlı canlı. Çok sevdiğim ve neredeyse bir yıldır görüşemediğim arkadaşlarımla hasret giderdim. Derken ay sonunda çizim ekibiyle çok tatlı bir yılbaşı partisi yaptık, bayağı eğlendik. Tüm ay boyunca planladığım şeylerin neredeyse tamamını yaptım, bir sürü şeyi toparladım falan diye  düşünürken bir yandan da bir şeylerin gelmekte olduğunu hissediyordum. Ay sonunda planda hiç olmayan bazı haberlerle sarsıldık. Halen devam eden ve bir süre daha edeceğini düşündüğüm bir hastane süreci varmış kaderimizde. Sonrasında hastane süreçleri devam ederken şirketimizin de bana bir sürprizi olduğunu öğrendim, şantiyeler azalınca iki haritacı fazla gelmiş anladığım kadarıyla gözlerine, işten çıkarıldım.

     Bazen muhabbetin ortasında rastgele biri sorardı geçmişe dönmek ister miydin falan diye, hiç de umrumda olmazdı. Para verseniz dönmem dediğim zamanlar da olmuştu bazı dönemlerim için. Bu sefer hayatımda ilk defa yürekten bir biçimde geçmişe dönebilmeyi arzuladığım bir ruh halindeyim. Bu buluşma önceki hayatımın son günlerinden biriymiş, her şeye rağmen güzel anılar rafına kaldırılmayı sonuna kadar hakeden bir buluşmaymış. Umarım gelecekte yine bu rahatlıkta düzenlediğimiz buluşmalarımız olur.

21 Eylül 2025 Pazar

SHG Airshow 2025 İzlenimleri - 01

    Yıllardır bir yolunu bulup katılmak istediğim etkinliklerden biriydi Sivrihisar Hava Gösterileri (SHG Airshow). Her yıl filoya yeni yeni uçaklar eklendikçe bu etkinliğe kayıtsız kalmak günden güne zorlaşıyordu. Özellikle geçen sene Spitfire’ın da koleksiyona dahil edilmesiyle artık bu gösteriye herhangi bir bahane dolayısıyla katılmıyor olmak affedilmez bir şey hâline geldi.

    Bir gün yine ıssızlığın ortasında ben arayacakken Tora beni aradı, konuyu açtığı anda öne süreceğim her türlü gitmeme sebebinin boş olacağının ikimiz de farkındaydık, zaten çok da direnme şansım yoktu. İkimizin de son derece düzensiz programına rağmen bir şekilde planlarımızı ayarlayıp gösterileri araya sıkıştırdık. Ve bu sanırım hayatta yaptığım ender doğru şeylerden biriydi.

    Hayatımda mutlaka en az bir kez yaşamam gereken bir deneyimmiş bu. Onlarca yıl önce emekliye ayrılmış havacılık efsanelerini gökyüzünde yeniden görmek, motorlarını yeniden gökyüzünü yararken duymak tüyleri diken diken eden bir histi. Elimdeki sınırlı imkânlarla bolca fotoğraf ve video çekmeye çalıştım; hatta gösteri öncesinde araya bir tane de çizim sıkıştırdım.

    Bu yaz biraz zor bir yaz oldu benim için, üstümden geçip gitti tüm ağırlığıyla. Hala toparlayabilmiş sayılmam ama en azından bu gösteri yaza güzel bir final oldu gibi. Çektiğim görüntüleri ancak kurgulayabildim ancak gün gün ekleyeceğim onları da, umarım bundan sonraki gösterilere de katılma fırsatı ve motivasyonu bulabilirim.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

USk İstanbul 100. Buluşma (09.08.2025)

     Geçen buluşma size işlerin nasıl konjtrolden çıktığından bahsetmiştim hatırlarsanız, tahmin edin ne oldu artık tamamen delirdi, koptu gitti. Yüzüncü buluşmamızı yaptık bilmiyorum gündemlerinizde yerimizi aldık mı ama bu grup birçok şeye rağmen yüzüncü buluşmasını yaptı. En garip buluşmalardan biri oldu benim için. Bir yandan sevinirken garip şeyler de öğrendik, meğersek grubumuza düzenli ücretli bir biçimde katılımcı gönderen organizasyon grupları da varmış. Bu zamana kadar asla kar amacı gütmediğimiz senelerce emek verdiğimiz bir oluşumu bu şekilde kullanmak isteyenler konusunda ne yapabiliriz bilmiyorum. Yine de öyle veya böyle yüzü tamamladık, hayatınmda çok da eşine rastlanmayan bir süreklilik...

5 Temmuz 2025 Cumartesi

USk İstanbul Süleymaniye Buluşması (05.07.2025)

     Sanırsam biz biraz ünlü olduk dostlar, bu buluşma TRT World'den geldiler, dünyada ülkemizi temsil etmemiz falan gerekiyormuş, hiç de farkında olmadan böyle bir yük yüklenmiş omuzlarımıza, e ne yapalım tamam dedik bizler de artık. Biz de başlarken bu işin buralara varacağını tahmin etmiyorduk ama kader işte, hayatta bazen böyle tatlı şeyler de olabiliyor, videoyu da aşağıya bırakıyorum.

24 Mayıs 2025 Cumartesi

USk İstanbul Alman Çeşmesi Buluşması (24.05.2025)

     Geçtiğimiz ay mesaj kutumuza bir mesaj düştü, mesajın sahibi Joaquin Gonzales Dorao abimizmiş, hemen heyecanlandık tabii ki. Meğersem kendi USk grubuyla İstanbul'a geliyormuş, birlikte çizelim mi dediler, dedik neden olmasın şahane olur, sonra programımızı yaptık hemen, güzel bir buluşma oldu. İspanyol teyzelerden bir sürü numara kaptık, sonra birlikte çay içmeye gittik, sanırım ağırladığımız en neşeli gruptu, umarım bunu tekrarlarız bir gün yine...



26 Nisan 2025 Cumartesi

USk İstanbul Kuzguncuk Buluşması (26.04.2025)

     Bazı yerlerde ne kadar çok buluşma yapsak da eskimiyor, Kuzguncuk'ta öyle bir lokasyon bizim için, her ne kadar ulaşım konusunda biraz zaman zaman zorlansak da Kuzguncuk buluşmalarını seviyorum. Bu sefer çizimden çok kendimizi yemeğe kaptırdığımız bir buluşma olmuş olabilir. Ben yine bir şeyler çizemedim ama en azından bu buluşmada denemek istemiştim.

16 Mart 2025 Pazar

USk İstanbul Demir Kilise Buluşması (01.03.2025)

     Yine benim resim çizmeye üşendiğpim bir başka buluşma, yine çantamda bir sürü defter ve yine kağıda gökülen tek  bir çizgi yok. Neyse ki Demir Kilis'de çizilmiş bayağı resim var arşivimde, o yüzden bu seferlik küçük bir hile ile eski resmimi tekrardan koyuyorum hepten de boşlamış gibi durmamak adına. Üşengeçliğimi ve yaptığım küçük numarayı bağışlarsınız diye düşünmek istiyorum, artık iyi kötü bir hukumuz var o kadar. Bir tane de olsa çizim yaptığım nice buluşmalara artık...



10 Mart 2025 Pazartesi

USk İstanbul St. Antuan Kilisesi Buluşması (28.12.2025)

İş değiştireli neredeyse beş ay oluyor, bu beş ayda ne haftaiçi ne haftasonları sakin tek bir günüm olmadı, haftaiçinde mesai bu kadar geç saatlerde bitince haftaiçi işleri haftasonuna da sarkıyormuş meğerse, bundan da kimse bahsetmemişti. Zorlu bir beş ay sonrası biraz biraz normale dönmeye başladı sanki tekrardan hayatım. Biraz insan içine bile karışmaya başladım son birkaç hafta. Bu posttaki buluşmayı yaptığımız günlerde henüz panikle yeni düzenime alışmaya çalışıyordum. Güzel bir gün olsa da zorlu bir gün olmuştu yine benim için. Başta bu kadar şeyin ortasında buluşma yapmasak mı diye bir düşünmüştük ama iyi ki üşenmemişiz ve totomuzu kaldırıp o buluşmayı yapmışız. Çizim atmosferi olarak herhangi bir buluşmamız yanına bile yaklaşamaz herhalde, ilahiler, etrafta yanan mumların dumanları, görevlilerin tören kıyafetleri falan bayağı güzeldi. Yeni yıla bundan iyi başlangıç olamazdı herhalde, o kadar gaza geldim ki bir resim bile çizfim içeride, her ne kadar yine perspektifi fena halde kaymış olsa bile.



16 Kasım 2024 Cumartesi

İskelede Beklerken

     Ne zaman çizdiğim konusunda fikrimin olmadığı hızlı çizimlerden biri daha, belli ki bu resim çizileli bayağı olmuş, üzerindeki lekelere ve renklerin solmasına bakılırsa. Her sayfayı dörde bölerek çizme alışkanlığım yüzünden bir süredir defterlerim bitmiyor ve böyle aynı defterin içinden birkaç senelik çizimler çıkabiliyor artık.

15 Kasım 2024 Cuma

ŞH. Kızıltoprak Vapuru

    Yakışıklı gemilerimizden bir diğeri de Kızıltoprak vapuru, bu resmi de yine Adalar İskelesi'nin üst katından çizmiştim. Sanırım çoğu vapuru izlemek için en güzel lokasyon orası olabilir. Bayağıdır aklımda bir vapur albümü oluşturma fikri var ancak harekete geçmeye yıllardır üşeniyorum. Bu iskeleden çizim yaparken bu albüm için de fotoğraflar çektim ancak bakalım kim bilir ne zamana başlayabileceğim.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Küçük Ayasofya Camii Buluşması(09.11.2024)


     Şansımızın yaver gittiği buluşmalardan bir diğeri daha bu buluşma oldu. Normalde kara bulutların tahakkümü altında gri ve soğuk bir gökyüzüne bakarak çizim yapacağımızı düşünüyorduk buluşmayı planlarken, doğrusunu söylemek gerekirse buluşma sabahı yola çıkarken de deli gibi üşüyeceğimi düşünerek yola çıktım. Kış günü buluşup çizim yapma aşkıyla yanıp tutuşan arkadaşlarımıza çoğu zaman hayranlıkla bakıyorum, ne kadar zaman geçerse geçsin kışa alışma ihtimalim yok gibi, alışasım da yok doğrusu bu çileye. Ben yüreğimde güneşten kopmuş minik kor parçasıyla yazı beklerim seve seve. Neyse biz böyle yürek titreten bir soğuk beklerken Güneş Paşa'mın bize sürprizi varmış, bahardan da değil yazdan kalma son ışıklarını saklamış bize. İçimizi ısıttı buluşma günü, normalde çizesim yoktu ancak sırf güneş "boşa mı ısıttım lan koca gezegeni?" diye öfkelenir düşüncesiyle kağıda kaleme sarıldım. Ortaya da şöyle bir şeyler çıktı.

30 Ekim 2024 Çarşamba

Kayaköy, Fethiye Çizimleri

    Bu aralar genelde Fabriano Venezia A5 defterimi hep yanımda taşıyorum ancak son günlerde defter bir türlü bitmeyince farkettim ki her bir sayfayı ikiye bölüp defteri arkalı önlü kullanırsam zaten bitirme ihtimalim pek de yokmuş.48 yaprak defterin daha ancak 16 yaprağı dolmuş. Hal böyle olunca biraz soğudum Fabriano Venezia defterimden, bu aralar daha hızlı biter belki diye küçük sarı defterimle geziyorum. Kayaköy'de çizim yaparken de büyük defterle olan hesaplaşmam sürüyordu ve bu sebeple çıkartıp efendi efendi küçük defterime çizdim bir şeyler. İşte o günden geriye kalan bazı anlar...

29 Ekim 2024 Salı

Amynthas'ın Kaya Mezarı

    Tatilden kalan güzel anılardan biri de kaya mezarlarında gezinmek oldu. En güzeli elbette Amythas'ın kiydi, Karmati Arman'ın videolarında bir yerde Amynthas'ın isminin geçtiğine eminim ama hangi bölümde geçtiğine dair en ufak bir fikrim yok, başlıklarından da bulamadım. Kanal bir kaç defa kapandı açıldı derken sonunda bir sürü video sessize alındığı için arşive eski videolara dalmak farz oldu. Kayaların içine oyulmuş mezar yerini görünce hayran kalmamak elde değil, bayram günü ziyaretçi akını hemen öncesi alana vardığımız için hızlıca photo-scan edem dedim yapıyı ancak, turist akını fotoğraflarımı heba etmiş, sonuç beklediğim kadar iyi olmadı, tarama biraz başarısızlıkla sonuçlanmış gibi görünüyor. Şimdilik elimde sadece çizim ve bol miktarda fotoğraf var.



28 Ekim 2024 Pazartesi

Akyaka, Kadın Azmağı Çizimi

     Birkaç ay önce sanırım hayatımın bu bölümünü kapatıyorum gibi hissediyorum yazmıştım, insan geleceği göremese de bazı durumlarda hissedebiliyor demek ki. Yedi yıldan sonra meğerse çalıştığım iş yerini değiştiriyormuşum, bu uzun zamandır istediğim bir değişim olsa da yenilik her zaman bir miktar belirsizliği de bünyesinde barındırabiliyor. Normalde kendimi çok fazla çalıştığım iş üzerinden tanımlamayı tercih eden bir insan değilim ama normal bir günün üçte birini uykuya, üçte birini de işe gittiği için genelde işle alakalı değişimler insanın yaşantısına da büyük değişimler olarak etki edebiliyor. Şimdilik bir miktar heyecanlıyım, yapacağım işle alakalı da son derece heyecanlıyım, bayağıdır aynı şeyleri tekrarlıyordum eski iş yerimde, o parsel tutanaklarına biraz daha bakarsam delirecekmişim gibi hissetmeye başlamıştım. Gelecek ay başlayacak olmam haricinde şimdilik sorunsuz bir geçiş olacağa benziyor. Bakalım gelecek bize neler getiriyor?..

12 Ekim 2024 Cumartesi

Atatürk Kültür Merkezi Buluşması(12.10.2024)

 

     En yakınımızdaki yerler bazen en son ziyaret ettiklerimiz oluyor; Atatürk Kültür Merkezi de bizim için böyle bir yerdi. Mekanı merak etsek de çizecek bir şey bulamama ihtimali, bu buluşmayı bir süre ertelememize sebep oldu. Ancak "Acaba ne çizeceğiz?" diye düşünürken, kendimizi bir anda etkileyici bir perspektif yolculuğunun içinde bulduk. Yapının koridorları ve merdivenlerinde ufuk çizgilerimiz iç içe geçti; tek kaçışlı, üç kaçışlı derken farklı perspektif modellerini deneme şansı yakaladık. Çizerlerimizin ele aldığı sahneler perspektif açısından bir dizi zorluk barındırsa da her biriyle baş etmenin bir yolunu bulduk. Buluşma sonunda biraz üşümüş olsak da bu kadar çok kaçış noktasını başarıyla ele alabilmiş olmanın gururuyla günü tamamladık.

16 Eylül 2024 Pazartesi

St. Joseph Fransız Lisesi Buluşması(15.09.2024) - 2

     Bir doğa tarihi müzerine en çok yakışacak arkadaşlardan birisi de T-Rex maketidir diye düşünüyorsunuzdur sizler de eminim benim gibi. Bu maketi okulun öğrencileri yapmış o yüzden de daha değerli göründü gözüme, sonra acaba eve de benzer boyutlarda yapsam eşim ne der acaba falan diye düşündüm, derken aklıma eşimi ikna etme yolunda atılabilecek adımlar geldi. Sonunda önce elimdeki maketleri bitirmem gerektiği yönünde beni uyararak aklın yoluna davet eden iç sesime kulak verdim. Bu düşünceler elbette resimlerimi tamamladıktan sonra zihnime akın etmiş olan düşüncelerdi, bu sebeple sakın sizleri çizimsiz bırakacağımı düşünmeyin, işte müzeye girer girmez çizmiş olduğum Hipopotam kafatası ve çılgın karga.


15 Eylül 2024 Pazar

St. Joseph Fransız Lisesi Buluşması(15.09.2024)


    Buluşma yazılarını genellikle uzun bir süre sonra yazdığım için o güne dair hafızamda kalan detaylar sınırlı olabiliyor. Bu yazı da maalesef benzer bir durumda kalmış olabilir. Ancak St. Joseph Lisesi'nin her yıl düzenlediği Petit Pain Festivali'nde okulun Doğa Tarihi Müzesi'nin ziyarete açılacağı duyurulduğunda duyduğum heyecanı ve merakı hala hatırlıyorum. Yine de beklentilerimi fazla yükseltmemek adına kendimi biraz da olsa frenlemeye çalışmıştım.

    Buluşma günü, başka bir yerde vakit kaybetmeden doğrudan müze bölümüne yöneldim. Çizer arkadaşlarımın da müzeye dalıp gitmiş olduklarını fark ettim. Ben geç kalmış olmama rağmen herkes hala büyük bir hayranlıkla sergilenen tabiat eserlerini inceliyor ve çizmeye çalışıyordu. Tahnit edilmiş hayvanlar, iskeletler ve fosiller karşısında gözlerimizi alamadık.

    Bu alanın ne kadarının mevcut koleksiyonlardan oluştuğunu tam olarak bilmiyorum; ancak sergilenen her bir parçanın görülmeye ve incelenmeye değer olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu ilham verici müzede emeği olan her bir kahramanı tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum.

14 Ağustos 2024 Çarşamba

ŞH. Beykoz Vapuru

    Farkında olmadan bayağı çizim birikmiş kenarda köşede, pek fazla çizmiyor olduğumu düşünürken defterim pek de öyle olmadığı konusunda beni biraz ikna eder gibi oldu. Resimlerden ilki bu çizim, büyük ihtimalle bir şehir hatları buluşmasında Kadıköy'deki Adalar İskelesi'nin üst katındaki kafeden çizilmiştir diye düşünüyorum.

27 Temmuz 2024 Cumartesi

Sirkeci Garı-Bekleme Salonu

    Love, Death and Robots serisinde Zima Blue diye bir bölüm vardı, ressamımız Zima tablolarının bir yerinde mavi bir kare bırakmaya başlar ve bu kare giderek tüm tabloyu kaplayacak boyutlara ulaşır. Kısa film boyunca biz de bu mavi karenin peşine düşeriz. Benim resimlerimdeki bu boşluk bırakmaların da böyle bir serüveni olacak gibi görünüyor, üşengeçlik seviyeme göre zamanla resmimin tamamını kaplayacak gibi. Normalde çizimi yaptığım gün garda WWI esnasında cepheden gönderilen ve asla sahiplerine ulaştırılamayan mektuplardan oluşan hüzünlü bir sergi vardı, biraz ondan bahsetmek isterken çizimin neredeyse 1/3'lük kısmını kaplayan şu boşluk sinirimi bozunca vazgeçtim sergiden. Sanırım bu resim itibariyle artık kendime bir çekidüzen vermem lazım.

19 Temmuz 2024 Cuma

Yedikule Hisarı Buluşması(19.07.2024)

     Bir şeyler yazma konusunda bu sene epey sınıfta kaldım, ne defterlere ne de buralara bir şeyler karalayamadım. Pek çizim yaptığım da yok. Genel olarak diğer üretimlerim de pek yerinde değildi bu sene. Sanırım bu kadar hiç bir şeye ara vermemek lazım. En az altı yedi yıldır oyunlardan uzak duruyordum, bir anlık gafletin beni bu kadar uzaklara sürükleyeceğini düşünemedim. Şükür ki listemde olan oyunların büyük kısmı bitti, bitmeyenler için de pek enerjim kalmadı. Artık en kısa oyun elli saat sürüyor, elli saatlık maceralar için biraz yaşlanmışım.
     Bugün sondan geriye doğru buluşmaları bir toparlayayım dedim, yani bu zamana kadarki son yazım olan bu yazı serinin ilki olacak. Bugün size üçüncü Yedikule Hisarı buluşmamızdan bahsedeceğim. Bilmiyorum Dark Fantasy türünü sever misiniz? Yıllardır tanıdığınız üzere böyle bir türün tutkunu için Yedikule Hisarı gibi bir ortaçağ yapısı içinde gece saatlerinde gezinmekten güzel ne olabilir. Ben bu buluşmada pek çizemedim, başlamayı denedim en azından ama bitiremedim resmimi, o yüzden buluşmadan geriye bir anı kırıntısı bırakmak adına buraya not almayı yararlı buldum.