inceleme&ekipman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inceleme&ekipman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2023 Cuma

Tamiya Toyota Celica GT-FOUR (1/24 Scale)

     Bugün sizlere emektar kompresörümle tamamladığım son kitin incelemesini yapmayı planlıyorum. Kompresörün tank bölümündeki hafif hava kaçağını tamir etsin diye verdiğim tamirci motorun hava çıkışından itibaren bu bölümü tamamen parçalayınca ben de kompresörsüz kalmış durumdayım. Bu esnada yapamadığım modellere üzülürken bir yandan da ilk defa tecrübe etmiş olduğum Tamiya tarafından üretilmekte olan Toyota Celica GT-Four kitinden de bahsetmek istedim. Kitin yapımı esnasında herhangi bir aftermarket ürünü kullanmadım, çoğu sivil taşıt modelcileri tarafından kullanılmakta olan doku detaylandırma ürünlerinden de pek yararlanmadım. Hatta sonlara doğru araba gözüme aşırı derecede parlak görününce komponentlere de bulaşmadım ancak itiraf edeyim bu bayağı hatalı bir kararmış, uçaklarda gözüm hep mat verniğe alışınca araba boyasının nasıl bir şey olduğunu sanırım gözden kaçırdım.

28 Kasım 2020 Cumartesi

2020'nin Güzelleri

      Senenin bitmesine çok az zaman kalmışken söyle bir hesaplarımı taradım ve bu sene yapmış olduğum modellerin küçük bir listesini çıkardım. Hazır listeyi de çıkarmışken kitler üzerine biraz konuşmak ve seneyi modelcilik açısından değerlendirmek istedim.  Tam bir incelemeden ziyade genel olarak kitlerden birkaç cümleyle bahsetmek ve belki de hangi kiti yapacağına karar veremeyenlere biraz yardımcı olmaya çalışmak olabilir bu yazının amacı. İlerledikçe göreceğiniz üzere tanklardan bahsetmedim çünkü pek alanım değil ve severek yaptığım şeyler de değiller. Bu girişin ardından hadi kitlere bakalım.

30 Ekim 2020 Cuma

Zvezda Russian Naval Fighter Sukhoi Su-33 Flanker-D Kiti İncelemesi (1/72)

1996 yılında USS San Jacinto gemisinden  askerlerin Kuznetsov'u ziyaretleri esnasında bir Su-33
-Tarihçe-
    Bugün sizlere henüz tamamlamış olduğum bir kitten bahsetmek istiyorum. Daha önce burada bazı Doğu bloku ülkeleri tarafından kullanılmakta olan Sukhoi Su-27SM uçağının yine Zvezda tarafından kalıplanan ve Revell tarafından da yeniden kutulanan kitini incelemiştik. Bu sefer bahsedeceğimiz kit yine bir Flanker varyantı olan Su-27K Naval Flanker, yani Su-33 Flanker D. Soğuk savaş sonlarına doğru Sovyetler ellerindeki gemilerde kullandıkları uçaklardan yana dertlidir ve yeni gemilerinde kullanılmak üzere yeni bir donanma uçağı istemektedirler. Bu görev için sıfırdan bir uçak tasarlamak yerine ekonomik nedenlerden ötürü mevcut durumda elde bulunan Su-27 ve Mig-29'ların uçak gemisine uygun hale getirilmesine karar veriliyor. Su-27 halihazırda kendini defalarca kanıtlamış bir uçak olsa da uçak gemilerinde görev yapacak hale gelebilmesi için bir sürü değişikliğe ihtiyaç duymaktadır, ancak bunlardan bahsetmeden önce denizlerin bahtsız uçak gemisi Amiral Kuznetsov gemisine biraz değinelim.

13 Eylül 2018 Perşembe

Başarısız Bir Diorama Denemesi-2-3-4-......

     Yazmayı en sevdiğim bölümlerden birisi ile karşı karşıyasınız, bok ettiğim çalışmalardan bahsederken ayrı bir mutlu oluyorum. Ancak sanırım bu sefer başarmaya gerçekten çok yaklaştım. Son denemenin sonuçları bayağı tatmin edici oldu.

23 Ağustos 2018 Perşembe

“En derinlerimizde yatan ölülerin mezar taşları yoktur.”


          "Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan bitten şeyde, her canlı işte, her su götürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden? Beyaz balina benim dört bir yanımı saran o zindan duvarıdır işte. Bunun ötesinde hiçbir şey yok sandığım da oluyor zaman zaman. Ama ne olursa olsun, eziyor beni bu balina, kemiriyor içimi. İnsanı küçük düşüren bir güç görüyorum onda. İşte bu anlaşılmaz şeyden nefret ediyorum asıl. Beyaz balina ister kötülüğün bir aracı olsun, ister kötülüğün ta kendisi, ondan alacağım öcümü. Küfürden, dinsizlikten söz etme bana, evlat. beni güneş küçük düşürse, güneşi vururum. Güneş bana düşmanlık ederse, ben de düşman olurum ona: oyunun kuralıdır bu yarışmadan doğuyor her şey. Ama ben bu oyunun kölesi değilim oğlum. Kimdir benden üstün olan? Gerçeğin sınırları yok. "
(Moby Dick, sf.223,Yapı Kredi Yayınları)

Herman Melville bu satırları 1850'li yıllarda yazdığında ne su altı yüksek frekanslı sesleri duyabilecek aygıtlar, ne de su altında gözlem yapmaya izin verecek kameralar vardı. Kelime kelime kitabına kaşalotları işleyen bu adam şu dört dakikalık videoyu görebilmek için neler vermezdi. 

Bu video ve daha fazlası için Bkz. NautilusLive

21 Ağustos 2018 Salı

Das Boot 1981


      Uzun ve sıkıcı girişlerimden bana da artık gına geldiği için direkt konuya giriyorum. Konumuz Das Boot filmi. Film gelmiş geçmiş en güzel 2. Cihan Harbi filmi olabilir, filmi izledikten sonra bir süre daha yukarı doğru bakıp sonar seslerini duymaya çalışıp, fısıltıyla konuştuğuma şahit oldum. 
Das Boot filmi Type VII sınıfına dahil olan, Kriegsmarine'nin en dayanıklı ve manevra kabiliyeti yüksek denizaltılarından birinin hikayesini anlatıyor. (U-boot'lar hakkında daha fazla bilgi için www.uboat.net ve www.denizaltici.com

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Çizim Malzemelerinin Yenilenen Fiyatları Üzerine



     Çocukluğunu benimle aynı dönemde geçirmiş kişiler mutlaka şu yukarıdaki resimde yer alan azgın yaratığa aşinadır. O zamanlar bu canavar gazete sayfalarını ve ekranları sürekli işgal eder ve vatandaşa nefes aldırmazdı. Geçtiğimiz yıllarda yurtdışı piyasalardaki rahatlamanın neticesi iyiden iyiye unuttuğumuz, hatta öldü sandığımız canavar birbiri ardına yapılan hatalar neticesinde kış uykusundan artık uyandı. Son derece aç ve öfkeli. Ekonomi konusunda okumuşluğu olan biri değilim ama ekonomik açıdan sorunumuz olduğunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Aldığım maaşı son üç ayın dolar kuruna göre ayrı ayrı hesapladığımda, son durumda %50'ye yakın erimeyi görmek benim için yeterli. Artık korka korka baktığımız e-alışveriş sitelerinden çok çok küçük bir derleme yaptım fiyat değişimlerinin düzeyini anlamak için. Son üç yılda tekrarlı olarak almış olduğum bazı kırtasiye malzemelerinin(posta kutumda faturası hala durmakta olanlar) zamana göre fiyatları. Aradaki farkı görünce bakalım sizin tepkiniz nasıl olacak?




Schmincke Akademie 
Aquarell Suluboya 1/2Tablet 12 Renk

20.07.2015                  77,78 TL
18.04.2016                  97,46 TL
12.08.2018                169,00 TL

Schmincke Akademie 
Aquarell Suluboya 1/2 Tablet 

07.06.2015                  8,33 TL
12.04.2018                 14,76 TL
12.08.2018                 17,54 TL

Fabriano Venezia Sketchbook 15x23
28.03.2018                 57,50 TL
12.08.2018                 76,04 TL






17 Temmuz 2018 Salı

Su Kabı Tavsiyesi

     Çoluğun çocuğun rızkını yemeye doyamayanla'rda bugün de ben varım. Ancak bugün tamamen çizimsel amaçlara hizmet etmek için onca yavrunun günahına giriyorum. Biliyorsunuz, burası inceleme yazanların pek sevilmediği, hatta piyasadaki beşyüz metre öteden ürünü görüp dokunmadan, kullanmadan inceleme yazanlardan, yahut da daha ürünü görmeden, paketinden bile çıkarmadan inceleme yazma potansiyeline ulaşmış, ermiş insanlardan uzak durmayı başarmış bir mekan olma özelliğini bir süredir korumaktadır. Ancak gel gelelim geçtiğimiz günlerde marketten aldığım alelade bir ürünün hayatımı değiştireceğini ben nereden bilebilirdim. Ekmek almaya gittiğim o nemli ve sıcak günde başıma gelecekleri nasıl tahmin edebilirdim. ("Yeter be amma uzattın, sadede gel!" dediğinizi duyar gibi oluyorum) 


     Bakkaldan alacaklarımı aldıktan sonra buzlukta gözüm çoğu zaman olduğu gibi meyveli yoğurt bölümüne kaydı. Ben başka bir şey ararken karşıma bu paker çıktı. İçerisindeki gıda maddesini tükettikten sonra atmak yerine yıkayıp su kabı yapmayı denedim. İnanılmaz derecede kullanışlı bir su kabım daha oldu. İçindeki su bittikten sonra çantada hiç yer kaplamıyor. İki yahut üç su hazneli fırçayı doldurmaya yetiyor. Şimdiye kadar kapağı su sızdırmadı. Ayakta çizim yaparken su haznenizi doldurması inanılmaz derecede kolaylaşıyor. Belki sizlerin de işini kolaylaştırabilir diye burada yer vermeyi yararlı buldum. Çok ucuza erişebileceğiniz bu poşet düşündüğünüzden çok daha fazla iş görecek.

3 Temmuz 2018 Salı

Türkiye'nin İlk Kuş Gözlemciliği Youtube Kanalı Açıldı!



     İnsanoğlu her şeye alışıyor. Gözlerimizin önünde cereyan eden onca mucizeye alışıyoruz, güneşin doğup batışına, nefes alıp verebilmemize, bir bardak suya ve kuşlara hiç şaşırmıyoruz. Hiç düşündünüz mü ufacık bir hareketinizde hemen uçuşan o kuşların geçmişte yaşamış olan dinozorlarla akraba olduğunu? Şu anda en ufak kıpırtıya tepki veren kuşların uzaktan da olsa yüreğinizi titretecek olan Tyrannasourus'larla akraba olduğunu düşününce ne hissediyorsunuz? Gündelik hayatın akışında o kadar çok şeyi görmezden geliyoruz ki. Bugün görmezden geldiklerimizi bize hatırlatan kahramanlardan birinden bahsedeceğim. 




     Kahramanımız Tora Benzeyen, kendisi yıllarını kuşlara ve onları gözlemlemeye, kaydetmeye ayırmış birisi. Son buluşmamızda oldu kendisiyle tanışmamız. Gerçek bir kuş gözlemcisi gibi bu işi hayat tarzı haline getirmiş. Günlerini aylarını yıllarını vermiş. Eğitim almış, programlara katılmış. İş hayatını bile bu işe göre şekillendirmiş. Tam zamanlı işini bırakmış ve serbest çalışmanın bir yolunu bulmuş.  Buraya kadar anlatmış olduğum verilerden yola çıkarak bir adamın yaptığı şeye ne kadar önem verdiğini anlayabiliriz. 


     Gelelim asıl konumuza: Tora kuş gözlemciliğini insanlara anlatabilmek ve bunun daha da yaygın bir hale gelmesini sağlamak için geçtiğimiz günlerde bir Youtube kanalı açtı. Yılların birikimini bizlerle paylaşabilmek için güzel bir adım attı. Saçma sapan challenge videolarının arasında Tora'nın videoları çiçek gibi açtı. Gündelik hayatın içinden kuşlara ait beşer onar dakikalık kısa ve akıcı videoları var. İlerleyen günlerde çok daha güzel olacak bu kanal şimdiden kuşlarla dolup taşmış vaziyette. Her yaş düzeyine uygun videolar barındıran bu kanalı özellikle çocuklarınızla mutlaka tanıştırmalısınız. Küçük yaşlarda kuş gözlemciliği insana araştırmayı, düşünmeyi, bir şeyin peşine düşmeyi, onu kaydetmeyi ve daha bir sürü şeyi öğretiyor. 




     Ülkemizde hiç de yaygın olmayan kuş gözlemciliği konusunda son zamanlarda atılmış olan bu değerli adımı desteklememiz gerekiyor. Onu buraya asıl taşıma amacım da tamamen kendisine destek olmak, bazı şeyleri sürdürebilmek için insanın motivasyona ve desteğe ihtiyacı olabiliyor. Üreten bir insanın mutluluğu ancak paylaşacak bir insan olduğu zaman tam anlamıyla gerçekleşiyor. Bu sebepten ötürü hazır böyle bir insan bulmuşken kaçırmayalım ve takip edebileceğimiz her platformdan mutlaka takip edelim. O da evlerimize dünyanın dört bir yanından türlü türlü kuşu getirebilsin. 

Tora Benzeyen'i aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz:

1-Youtube Kanalı
2-Instagram Hesabı
3-Kişisel Blogu
4-Trakus Profili








14 Haziran 2018 Perşembe

Brodeck Raporu YerindeÇizeri


     Brodeck Raporu kitabında tanıştık onunla. Kitaplarda kendim gibi karakterleri görünce içim tarifsiz hislerle doluyor. Daha önce de bahsetmiştim, bir Geomatik Mühendisliği bölümü mezunu olduğum için yerindeçizerlik aslında benim bir yandan da mesleğim diyebilirim, iki disiplin arasındaki fark bir topografyanın eşkalini çıkartırken uygulamak zırunda olduğunu süreçler ve çizim esnasında uymanız gereken kurallarda yatıyor. Hal böyle olunca, insan bir kitapta meslektaşına rastlayınca seviniyor. İsmini henüz öğrenemediğim meslektaşımın serinin devamında neler yapacağını çok merak ediyorum doğrusu. Karakarga tarafından yayınlanmış olan Brodeck Raporu'nu hepinize tavsiye ediyorum.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Türk Hava Kuvvetlerinde F-102 Delta Dagger Kitabı


     Hava Kuvvetlerimizin geçmişte kullanmış olduğu en ilginç ve heybetli uçaklardan birisi kesinlikle F-102'lerdir. Çok kısa bir süre hizmette kaldıkları için bu uçaklara dair bilgi, belge toplamak HvKK'nin diğer uçaklarına kıyasla biraz daha zordur. Bu sebepten birazdan bahsedeceğim konu biz uçak seviciler için son derece önemli bir konu. 
F-100 kitaplarını okuyunca koştura koştura gidip bir F-100 kiti almıştım
     Daha önce Türk F-100'leri üzerine yazmış olduğu iki ciltlik muhteşem kitaplarıyla tanımış olduğumuz Levent Başara, uzun zamandır F-102'ler üzerine çalışmaktaydı. Sonunda kitap raflardaki yerini aldı. Zaten uzun zamandır "Kitap ne zaman çıkacak? Hala çıkmadı mı?" sorularıyla Levent Bey'in başının etini yemekteydik. Kitap satışa girer girmez hemen aldım. 11 yıl görevde kalan, Kıbrıs Barış Harekatı'nda çok önemli operasyonları gerçekleştiren bu heybetli kuşa dair bir sürü şey öğrendim, uçağın tarihine ışık tutan bir sürü de fotoğraf görüp hüzünlendim. Okuma oranlarının bu derece düşük olduğu bir memlekette böyle bir kitabın çıkarılabilmesi açıkcası çok büyük şans. Kitabı birkaç defa okuduktan sonra zannediyorum yine yeni kitaplar için Levent Bey'in başının etini yemeye devam edeceğiz, ancak şimdilik ne olur sizler de bu kitaplara karşı ilgisiz davranmayın. Okuyun, okutun! 









5 Mayıs 2018 Cumartesi

DIY Urban Sketcher Easel


     Son birkaç buluşmadır bu şövale iyiden iyiye gönlüme yerleşti. Çok hızlı senli benli olduk. Onsuz bir tek resim çizemez oldum. Bir de 5 mm'lik ana parçayı 8 mm'lik daha geniş bir parça ile değiştirince hepten tadından yenmez oldu. Hem dışarıda çizim yapayım, hem de aman rahatımdan olmayayım diyen benim gibi tatlı su çizerlerinden biriyseniz, mutlaka kendinize basit de olsa bir adet şövale yapın. Bir anda tüm dünyanız değişecek emin olun. Şövalem ile geçirmiş olduğumuz keyifli dakikaları anlatmaya bir kaç fotoğraf yeterli olmasa da sizin de görmeniz için buraya bırakıyorum. Yapmayı düşünenlere şimdiden kolay gelsin.





30 Nisan 2018 Pazartesi

Tübitak Popüler Bilim Kitapları ve Çizim Alışkanlığı Üzerine


     Eskiden Türkiye adlı güzel ülkenin, güzel çocukları okusunlar, yaşadıkları zaman dilimini anlayabilsinler, çağı yakalamakla kalmayıp onun önüne geçsinler diye kitaplar basan bir Tübitak yayınevi vardı. O zamanlar henüz daha birileri tarafından ele geçirilmemiş, torpille kurumun anası ağlatılmamış, sonrasında da başka birileri tarafından başına hayvanat bahçesi müdürü atanmamışı. Çocukluğumuzda şimdiki gibi İnternet bankacılığı, kargo taşımacılığı olmadığı zamanlarda, Bilim Çocuk dergisinin içinden çıkan formdan satın almak istediğimiz kitapları işaretler, kitapların bedelini formla birlikte bir zarfın içine koyar yayınevine gönderirdik. 
     O zamanlar taşrada yaşayan bir çocuk için bu kitaplar bulunmaz nimetti(Şu anda da farklı değiller gerçi). Bir iki lira gibi bir fiyatla, kuşe kağıda basılmış, yüzlerce birbirinden güzel illüstrasyonun olduğu bu kitapların bence halen daha eşi benzeri çıkmadı. Postacı amcanın kitaplarımızı getireceği günü iple çekerdik. Beni çizime başlatan da kitap işte bu kitaplardı. Kitapların hemen hemen tamamında muhatabına eline bir not defteri al, gözlem yap ve bunları defterine aktar diyordu. Yukarıdaki Kuşlar kitabını okurken Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde yaşıyorduk ve orada gözlem yapma imkanlarım şehirdeki çocuklara göre fena sayılmazdı. Ucuz not defterlerine bir sürü karalamalar yaparken kendimi Alexander von Humboldt gibi hissederdim.
      Sürekli gezer, kuş tüylerini toplar, çizmeye çalışır, yırtıcı kuş dışkılarının içinde diğer yaratıklara ait kemikler arar ve gözlemlerimi küçük defterime kaydederdim. Kendimi o yaşlarda bu kitaplarla tanıştığım için çok şanslı hissediyorum. Şimdilerde ilmihal basan, hacı robot yapan, organik hoşaf yapmakla meşgul olan bu kurumun eski halini hatırladıkça sinir oluyorum. Sırf içerisinde evrim teorisi olduğu ve birileri bu teoriyi kabul etmenin İslam dışı olduğunu savunuyor diye basımı durdurulan, geri toplanan kitapları artık raflarda göremedikçe çıldırıyorum. Dün Cağaloğlu'nda yürürken karşılaştım eski dostumla. Evde bu kitaptan iki tane olmasına rağmen gönlüm elvermedi onu kitapçının dışındaki tezgahta bırakmaya.  Hemen onu ve birkaç eski arkadaşımı daha aldım, çantama attım. Çocukluğumun en güzel günlerini yaşatan bu kitapları zamanında araştırıp bulan, basan ve bana ulaştıran isimsiz kahramanların her birine sonsuz teşekkür ediyorum. 


16 Nisan 2018 Pazartesi

AliExpress 9'lu Set Sulufırça


     Birkaç hafta önce AliExpress yoluyla şu dokuzlu set sulufırçalardan almıştım. Fiyatı dokuz dolar mertebesinde olunca bayağı sevinmiş, bu fiyata dokuz sulufırça bulunca hemen atlamıştım üzerine. Derken aradan günler geçti ve fırçalar geldi. Heyecanla bir sonraki eskiz buluşmamızı bekledim kullanmak için. O gün gelip çattığında çantamdan özenle çıkardım fırçaları ve daha ilk resimden başladı sorunlar, birkaç denemenin hepsi pişmanlıkla sonuçlandı. İnsanın tecrübelerinde yanılmaması her zaman iyi olmuyor. Dokuz fırçanın tamamı bir tane sağlam fırça etmiyor. Uçları berbat, haznesi inanılmaz derecede sert, su haznesinin vida kısmının çevirme yönü standardın tersi yönde olduğu için diğer uçlarla da kullanamıyorum. Ben yandım sizler de yanmayın diye buraya not düşüyorum. 

Not:Ürün ilanında marka adı olarak Pilot geçiyor olmasına rağmen ürünün üzerinde ben herhangi bir marka izi göremedim. Pilot'un herhangi bir şekilde bu kalitede ürün yapma ihtimalinin olduğunu zannetmiyorum. 


9 Nisan 2018 Pazartesi

DIY Urban Sketcher Easel

 

     Çizim yapmaya giderken uzaktan bize bakanlar eminim bu manzarayla karşılaşıyorlar. Taburesi, defteri, kalemi, çantası, su şişesi, poşetler derken iyiden iyiye Cevat Kelle'ye dönüyoruz. Bugün de yine çizime giderken son birkaç seferdir yanıma aldığım yeni bir aletten bahsetmek istiyorum. Ne zamandır bir elde su kabı, diğer elde fırça, parmakların arasında kalem, ağzımda silgi, dizimde defter, iki büklüm çizim yapmaktan bıkıp usanmış, yerinde çizim yaparken kullanılacak bir şövale imal etmek niyetindeydim. Birkaç ay önce ilk versiyonunu yaptım ve bazı eksikliklerini gördüm. İkinci versiyonda bunların bir kısmını da giderdim, netice şimdilik fena olmadı.


     İnternette arama yaptığınızda bir sürü farklı şövale bulabilirsiniz, bu yüzden bu yazıyı inceleme formatında yazmak istemiyorum. Sonuçta kendi alışkanlıklarınız, zevkleriniz ve tarzınız doğrultusunda şövalenizi istediğiniz biçimde şekillendirebilirsiniz. Ben sadece böyle de bir yöntem olabileceğini göstermek istedim.


















25 Mart 2018 Pazar

Winsor&Newton 2N-AT Watercolor Field Box



      Birkaç gün önce son yaptığım maketten kalan parçalar masada öylece duruyordu ve eski suluboya paletim tüm bu parçaların ortasında adeta ışıldayarak bana bakıyordu. Yıllardır kullandığım emektar paletim artık masa başı, takım elbiseli memur görünümünden çıkmak ve çılgın bir hale bürünmek istiyordu. 


     Derken elime yapıştırıcıyı ve bisturiyi alıp başladım kesip doğramaya, birkaç günlük çalışma neticesinde ortaya bu palet çıktı. İşlevsellik açısından yapmış olduğum değişiklikler bir işe yaramasa da, artık palet gözüme daha hoş görünmeye başladı. Meslek hastalığı mıdır nedir bilmiyorum; kir, pas lekesi ne kadar bol olursa o kadar seviyorum yaptığım işleri.








11 Eylül 2017 Pazartesi

Aniki Suluboya Paleti (Aniki Leather Watercolor Palette)


     Ali Abi ile tanışmamızın üzerinden üç seneye yakın bir zaman geçti. Bu zaman zarfında ben ondan kağıda, kaleme, mürekkebe ve boyaya dair çok şey öğrendim. Bu kadar bilgiyi kendim araştırmaya kalksam onlarca yılda toplayamazdım. Bizzat kağıt ve baskı malzemelerinin üretim tesislerinde öğrendiklerini, kendi testleri ve tecrübeleri sonucu edindiği bilgilerle harmanlayarak edindiği bilgileri sakınmadan paylaşan ender insanlardan. 
     Geçen günlerde J.M.W. Turner'ın paletinden bahsederken, aslında bu paletin daha güzel bir versiyonunu yapabileceğinden bahsetti. Tabi bu konuşmamızın üzerinden biraz vakit geçti. Derken yine bir Aniki Postası'ndan bu palet fırlayıverdi. Henüz sadece bir kaç defa kullanabilmeme rağmen hoşuma gitti. Bu güzel eseri heba etmemek için detaylı incelemesini iyice kullandıktan sonra yapacağım. Şimdi ben bu paletin tadını çıkartırken sizi Ali Abi'nin yazıları ve ürettiği birbirinden güzel ve kaliteli şeylerle bırakıyorum.


     It was almost three years since we met Ali İkizkaya. During this time, I learned lots of things from him about paper, pen, ink, and paint. I could't collect this much information in many decades if I had to research these things by only myself. His knowledge about stationary and art supplies depend on his experiences on different paper and ink facilities and own test that condurcted during the years.
     Last mounth,  we was talking about J.M.W. Turner's leather palette, than he suddenly mentioned that he could make a better version of this palette. Of course it took a while after our talk. Then this palette popped out from an Aniki Post. I have just received it and used just one day, so I don't want to waste this leather palette. After several sketching day, i will write more detailed review about that. Until that time, you can enjoy Ali İkizkaya's handmade stationary stuffs.



4 Eylül 2017 Pazartesi

Uğraşılarımızın Etkileşimleri (Interaction Of Our Hobbies)


     Eminim sizinde uğraştığınız farklı işlerin birbirine etkisi oluyordur. Henüz bitirmiş olduğum bu M4 Sherman'dan geriye biraz astar ve boya kalmıştı. İşsizlik bazen insana güzel şeyler yaptırıyor. Standart siyah paletime biraz renk katmak istedim. Elimde bir miktar II. Dünya Savaşı Amerikan tanklarında kullanılan "Olive Drab" yeşili ve astar boyalar kalmıştı. Paleti aldım ve yeşilin üzerine astar boya ile kamuflaj desenlerini yaptım. Tabi bunu yaparken patafix ile maskeledim. Sonrasında vernik aşamasına kadar herşey çok güzeldi. Kullandığım vernik çalışmayı başarılı bir şekilde sonlandırmama engel oldu. Yinede ben bu çalışmayı beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim. Tamamladığım kocaoğlan da yukarıda, o da fena sayılmaz.
     I am sure that the different things that you are dealing with have some effects on each other. I've just finished this M4 Sherman tank and a little surface primer and paint left. Then I wanted to add some color to my standard bijou black watercolor box. After I finished the scale model, I applied "olive drab"-which is mostly used color in WWI American tanks- on the surface and after that painted camouflage pattern with the masking technique. Everything was so beautiful until the varnishing stage. The varnish I used frustrated me, but I like the result and want to share it with you.



24 Haziran 2017 Cumartesi

Kompozisyon Gridi Yapımı (DIY Composition Grid)


     Sonunda kabullendim, elimin ayarı gerçekten yok. Daha fazla gurur yapıp kendimi kandırmanın ne bana, ne de başkasına yararı var. Bu sebepten artık yapılması gerekeni yapmaya karar verdim. Elime 5 mm'lik en kalınında iki parça mukavva, biraz tutkal ve dört adet lastik alıp, başladım çalışmaya. Tam bu noktada, bu malzemelerin ne işime yarayacağını sorabilirsiniz. Hemen anlatayım, çizim yaparken eğer sizde benim gibi çizim objenizi sayfaya kompozisyon kuralları çerçevesinde oturtmakta zorlanıyorsanız, bu malzemeler sizin de ilacınız olacaktır. Ben bunlardan bir kompozisyon gridi yapmayı planlıyorum. 



     Aslında bu gridler perspektifin keşfinden önce de ressamlar tarafından yoğun olarak kullanılıyormuş. Burada ben kompozisyon açısından en uygun görülen, üçlerin kuralı denen bölümlendirmeyi kullandım. Uğraşmayı sevenler için farklı farklı bölümlendirme şekilleri mevcut.  Çizimle de anlatmaya çalıştım aşamaları. Şimdilik sadece bu kadar yazıyorum, kullandıkça daha da detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.



     Finally, I accepted that my hands are unadjusted for drawing. No need for me to fool myself about that. At this point, noticed that insisting about that won't be good for me so that I decided to do what I must do. Then grab some cardboard, elastic bands and glue to make this composition grid. This tool was used by many old painters before someone discovered the rules of perspective. Now we can use that for adjusting our pages with composition rules. Here a little drawing about how I did this tool.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Sıcak ve Dolmakalemler / Hot Weather and Fountain Pens


     Çizim yaparken başıma gelmesini asla istemeyeceğim şeylerden birisi de çizim yaptığım dolmakalemlerimin tıkanması. Özellikle havaların iyiden iyiye ısınmaya başladığı şu günlerde, çizim esnasında kalemlerinizin sizi yarı yolda bırakmasını istemiyorsanız, onlara soğuk günlere oranla daha fazla ilgi göstermelisiniz. Sıcak havalar, tozlu ortam şartları ile birleşince kalemlerimize çok büyük zararlar verebilmektedir, bu sebepten bakım konusunu es geçmemekte fayda var. Fakat her konuda olduğu gibi bu konuda da ortalıkta bir sürü şehir efsanesi dolaşıyor, bu sebepten ötürü kalemlerimizin sağlığı için dikkatli olmakta fayda var. Ben dolmakalem konusunda, görüşlerini defalarca test ettiğim ve şu ana kadar çok iyi sonuçlar aldığım birinin yöntemlerini sizlere de tavsiye ediyorum. Her ne kadar biz kıymetini bilemesek de Ali İkizkaya benzeri tüm dünyada az bulunur bir dolmakalem üstadı. Kalemlerinizin sıcak yaz günlerinde en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olmak için kendisinin daha önce yazmış olduğu dolmakalem bakımı hakkındaki, aşağıdaki yazılarına bir göz gezdirmeniz yerinde olacaktır:


    During a drawing session, one of the worst thing in the field that i would never want it to happen is clogging my fountain pens. If you do not want your pencils to let you down during the drawing, especially in the days when the weather is getting warmer, you should show them more interest than in the colder days. But as in every case there are a lots of city legends going around in this regard, so it will be good for you to be careful about cleaning methods. If i could find some time to write, i try to explain a few tips for maintenance your fp's.