Sonunda ben de aldım o meşhur defterden... Bu defteri elinde görmediğim çok az çizer kalmıştı haliyle bu durumdan etkilenmediğimi söyleyemem, zaten tam da bu boyutlarda küçük bir defter arıyordum. Kargom hızlı gelince hemen ertesi günü defteri yanıma aldım belki arazide beklerken bir şeyler çizerim diye. Bu gördüğünüz trafo kulesi yüzlerce metreden bağırıyordu çizilebilmek için ancak üşengeçliğim üzerimdeydi, kararsızdım. Sonra bu bağırmalar iyice +18 bir hal almaya başladı, küfürlerin ardı arkası kesilmiyordu, kendini çizdirene kadar uğraştı, çizerken bile tükenmek bilmedi sızlanmaları. Sonunda çizimini gördükten sonra bu sefer de gövdemi kalın çizmişsin, ben o kadar kaba gövdeli miyim diye söylenmeye başladı. Şükür ki ekip arkadaşlarımın bölgedeki işi bitti ve beni sonunda bu huysuz trafo direğinden kurtardılar.
14 Mayıs 2023 Pazar
8 Nisan 2023 Cumartesi
6 Şubat Hafızası Projesi Buluşması - III
7 Nisan 2023 Cuma
6 Şubat Hafızası Projesi Buluşması - II
6 Şubat Projesi kapsamında yaptığımız çizim buluşmalarının ikincisi de bu şekilde geçti. Bu buluşmada ben de bir çizim yapabildim sonunda. O kadar insan katkıda bulunurken çizim yapamasam üzülürdüm doğrusu. Bu sebeple kendimi vicdan azabı içerisinde bırakmamak adına ne kadar hiç sevmesem de fotoğraftan bir adet çizimi tamamlayabildim.
6 Nisan 2023 Perşembe
Yeldeğirmeni Sanat Binası
İşte Yeldeğirmeni buluşmasının son resmi, ilginç olan bu resmin buluşmada ilk çizdiğim resim olması. Bu durumlarda genelde resimleri çizdiğim sırayla paylaşmayı tercih ederim ancak nasıl olduysa bu resim araya kaynamış. Böylelikle 15 dk serisinin sonuna gelmiş oluyoruz.
5 Nisan 2023 Çarşamba
Uzun Hafiz Sk. No:167 Çizimi
Son dört beş buluşmadır resim yapmaya deli gibi üşeniyorum, bir türlü elim gitmiyor. Aslında son zamanlarda birçok konuda benzer şeyi yaşıyorum. İş yoğunluğunu genel olarak bahane olarak ileri sürsem de biraz motivasyonla alakalı sorunlar yaşadığım aşikar, geçen sene kendimi fazla sıktım, deli gibi sürekli çalıştım sonra bu sene bu şekilde üç aydır bir türlü programımı oturtamadım. Bunları yavaş yavaş yazarak değerlendiriyor olmak sanırım biraz bu süreci tamamladığıma da işaret ediyor olabilir. Her neyse Yel değirmeni buluşmamızdan bir resim daha, bu sefer çizim süresi 15 dk ile sınırlı kalınca sanırım bana iyi geldi, biraz tekrardan elim kağıda kaleme sarılmış oldu.
4 Nisan 2023 Salı
Yeldeğirmeni Sk. Çizimleri
Bir önceki postta belgelemenin öneminden kısaca bahsetmiştik, bu postta çizerlere yine bu konuda birkaç küçük şey söylemek istiyorum. Herhangi bir noktada defterinizi açıp çizmeye başladığınızda aslında ne kadar önemli bir iş yaptığınızı artık anladığınızı düşünüyorum. Kimsenin umursamadığı, resmini çekilmeye değer bulmadığı bir sürü detayla defterlerimizi dolduruyoruz. Bunları yaparken resmin bir kenarına resmin çizildiği yere dair lokasyon ve zaman bilgisi eklemeyi kesinlikle unutmayın. Bazı durumlarda Google Earth programından yardım alarak çizdiğiniz noktanın coğrafi koordinatlarını da yazabilirsiniz resmin üzerine, ben son zamanlarda bu yolu tercih ediyorum.
3 Nisan 2023 Pazartesi
Akifbey Sk. Çizimi
Deprem sonrası çizim yapmak çoğu çizer arkadaşımızda takıntı haline geldi, kültürel mirasımızın parçası birçok yapı geride sadece toz bulutu bırakarak enkaza dönüşünce yaptığımız şeyin önemi bizi zihnimize yıldırım düşmüşe çevirdi. Hatta proje kapsamında çizmek istediğimiz yapılara ait fotoğraf arama girişimimiz esnasında kimi yapıların sadece berbat tanıtım broşürleri için çekilmiş fotoğraflarıyla baş başa kalınca çok daha kötü olduk. Belki geride yapılara ait kapsamlı çalışmalar bulabilmiş olsaydık daha rahat bir nefes alabilirdik kim bilir? İşte böyle düşünceler eşliğinde geçti deprem sonrası ilk buluşmamız. Biraz mevcut durumdan kopmak ve gündeme dair kendimize konuşma fırsatı vermemek adına her çizime 15 dk süre verdik. O yüzden önümüzdeki birkaç post boyunca gelecek resimler için şimdiden özür diliyorum.
2 Nisan 2023 Pazar
USk İstanbul Yeldeğirmeni Buluşması
Normalde en hızlı paylaştığım yazılar buluşma postları oluyordu ancak bu süreçte programımı en fazla tıkayan yazılar da bu yazılar oldu. Planlama sürecinde yapılacaklar listesine aldığım herhangi bir iş kalemini bahanesiz olarak yapmadığım veya üşenip ertelediğim durumlarda bir sonraki işten devam edemiyorum. Yapılabilirlik olarak işler benzer düzeylerde olunca niye bir öncekini yapmadan devam etmem gerektiğini düşünüp mantıklı bir cevap veremiyorum. Bu durumda bir sonraki iş de kalmış oluyor, sonrasında programa eklenen her bir iş kalemi de su akıntısının önüne yığılan kütüklerle aynı şekilde çalışıp koca bir ertelenmiş işler barajı oluşturuyor ve bu kalan işleri yapmaktan artık vazgeçmemi gerektirecek bir noktaya ulaşıyorum. Tam bu noktada cevaplanması gereken soru, ne pahasına olursa olsun o işler bitirilmeli mi, yoksa daha fazla programı mahvetmeden aradaki bu işleri tamamen atlayarak bir şekilde artık suyun normal bir debiyle akmasını mı sağlamalı? İşte bu sorular eşliğinde listede yer alan ilk postu paylaşıyorum, işte karşınızda Yeldeğirmeni buluşmasında çizmiş olduğu Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi'ne ait resim.
8 Mart 2023 Çarşamba
6 Şubat Hafızası Projesi Buluşması
Kayıt altına alma konusunda zaten ekipçe takıntılıydık, bu olaylardan sonra iyice manyağa bağladık. Daha önce çizmek istediğimiz şehirlerde o kadar çok yapı tuzla buz oldu ki hangi birine üzüleceğimizi bilemedik. Bu durumda ne yapabiliriz diye düşünürken Koç Uni. Karma Lab gurubu tarafından yürütülen 6 Şubat Hafızası projesi ile yollarımız kesişti. Çizerlerimizden Aysun Altındağ yitirdiklerimizi geri getiremesek de bir şekilde en azından hafızalarda anıları taze tutmak adına başlatılmış olan 6 Şubat Hafızası projesiyle bizi buluşturdu. Proje için depremde hasar görmüş tarihi kültürel yapıların önceki hallerini çizmeye başladık bu buluşmada. Belli bir süre böyle ara buluşmalarla çizebildiğimiz kadar sahne çizerek projeye katkıda bulunmayı planlıyoruz. Proje için yaptığımız ilk buluşmada uzun bir aradan sonra efsane kadronun eksiksiz bir arada olması da ayrı güzeldi doğrusu.
7 Mart 2023 Salı
USk İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi Buluşması
Depremden önceki son buluşmamız Rahmi M. Koç Müzesi buluşmasıydı. Allak bullak geçen son bir aylık sürecin ardından yavaş yavaş geride bıraktığım yarım işleri toparlamaya çalışıyorum. Bu işlerden biri de yazmak istediğim Rahmi M. Koç Müzesi buluşması postuydu. Bu buluşma benim için USk İstanbul'un en efsane birkaç buluşmasından biriydi çünkü bu buluşmamızda daha önce birkaç defaz yazışmamıza rağmen denk gelemediğimiz müze yetkililerinden Selen Hanım ile uzun uzun müze hakkında sohbet etme fırsatımız oldu. Müzeye dair gelecek planlarından başlayıp restorasyon süreçlerine kadar merak ettiğimiz ne kadar konu varsa sorduk. Selen Hanım her sorumuza bıkıp usanmadan o kadar güzel cevaplar verdi ki bir kere daha burada neden evimizde gibi hissettiğimizi anladık. Müzenin bu kadar tutkulu insanlar tarafından idare ediliyor olması da beni kişisel olarak çok mutlu etti. Selen Hanım müzede geçen onca zamana rağmen hala neredeyse ilk günkü heyecanıyla konuşuyordu müze hakkında. Yaşanılanlar sonrasında ne zaman normale döneriz en ufak bir fikrim olmasa da bu yazıyı küçük bir teşekkür notu olarak kaleme almak istedim, böyle günlerde insanın güzel anılara normalden daha fazla ihtiyacı olabiliyor.






