Bilenleriniz vardır, bir süredir Vadistanbul'da çalışıyorum. İstanbul'u sular altında bırakan 14 Ekim 2026 tarihli yağışlar sırasında da ofisteydim. Çok şükür, bu olay arazide olduğum bir güne denk gelmedi. Çünkü arazi çalışmalarına giderken arabamı genellikle su altında kalan otoparkın hemen bir üst katına bırakıp gidiyordum.
O gün daha sabahtan itibaren yollardaki su seviyesi ciddi ölçüde yükselmişti. O gün akşam mesai bitiminde, aracımın yerden yüksekliği pek fazla olmadığından su birikintilerinde sorun yaşamamak adına onu bir üst otoparka aldım ve eve toplu taşımayla dönmeye karar verdim. Yanımda da Helios 58mm lens takılı, eski dostum EOS M vardı. Nedense bu kameranın metal kasası bana epey güven veriyor. Helios da üzerine takılınca sanki yenilmez bir şeye dönüşüyor. Yağmurda, çamurda kullanırken pek de gözüm arkada kalmıyor. Bir de öyle günlerde kamerayı kapatamamak gibi kötü bir huyum var.
Başlangıçta her şey oldukça güzeldi. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, şehir ışıklarını dağıtıp birbirine karıştırıyor, sokaklarda daha önce görmediğim yansımalar yaratıyordu. Fakat eve varmam geciktikçe işler de tatsızlaşmaya başladı. Derken Vadistanbul'un otoparklarını su bastığına dair haberler gelmeye başladı. Benim aracımı bıraktığım katta henüz bir sorun yoktu ama sular o kattan geçerek aşağıya doğru akıyordu. Sonrasında Ayazağa'dan gelen sel sularının ve Cendere Yolu boyunca biriken suların benim olası güzergâhımı tamamen kapattığını öğrendim. Geri dönsem de artık bir şey değişmeyecekti; arabayı kaderine terk etmek zorunda kaldım.
Çaresiz eve dönme çabama devam ettim. Hava gerçekten inanılmaz kötüydü, üzerimdeki her şey sırılsıklam olmuştu. Eve varmam saat onu buldu. Ertesi gün arabaya ulaşmak da pek kolay olmadı. Neyse ki içine su almamıştı. Kapıyı açtığımda karşılaşabileceğim balçık manzarasından epey korkuyordum doğrusu. Arabayı en alt kattan itibaren üçüncü otoparka bırakmış olmam yine işe yaramıştı. Yine de tekerleklerin hareketli parçaları arasına dolan balçık bir süre ses yapmasına neden oldu. Böylece yok yere bir miktar masrafa daha girmiş oldum.
Bu sene genel olarak böyle olmadık masrafların senesi oldu. Umarız 2027 biraz daha yüz güldürme konusunda çaba gösteren bir sene olur. Neyse, sanırım yine lafı fazla uzattım. İzleyeceğiniz video, işte böyle bir günden geriye kalan görüntülerden oluşuyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder